21 Haz 2017

GÖRÜNÜR TEHLİKELER ..!


GÖRÜNÜR TEHLİKELER ..!
İlçemizin tarımsal ekonomisine katma değer katan Sol sahil Sulama birliğimiz var. Varlığını daha çok Belediye Hoperlöründen verdirdiği, tarımla uğraş veren vatandaşı korkutma amaçlı “Aksi halde icrai takip yapılacaktır” ilanlarından biliriz. Sulama Birliğini öncelikli ilgilendiren bir konu var. Şehrimiz Yunus Emre Mahallesini ve takip eden mahalleleri iki bölüp geçen Sulama Kanalının sebep olduğu tehlikeler. Anılan mahallede oturuyorum.
Kanalla ilgili iki tane araç kazasına şahit oldum. Biri Şehiriçi Minibüs,bir tane özel araç kayarak kanala düştü.Şükür ölüm olmadı.Zira Kanal etrafında kendiliğinden oluşan ağaçlar, kayan araçlara bir nevi koruyuculuk yaptı.Bu kazalar sonrası o zaman ki Birlik Başkanı (Fevzi Çırak) nına “Niçin kanal kenarlarına koruma tedbiri almıyorsunuz” dediğimde aldığım cevap “Önceleri Kanal mücavir alanı dışındaydı.Şimdi şehir içinde kaldı.
Bizi ilgilendirmiyor. Konuyu birkaç kez Belediye’ye yazdık” şeklinde oldu. Geçen ay Belediye Kanal etrafındaki ağaçları temizledi. Kanalın varlığı ortaya çıktı ama tehlike geliyorum demeye başladı. Kanalın sağ tarafındaki yol,yağışlı günlerde, geceleyin,yolu bilmeyenler için tehlikeli olmaya başladı.Karşılıklı gelen iki aracın geçişi sırasında kayma olasılığı arttı. Okullar tatil oldu.
Kanala su verildiği an burası çocukların ilgi alanı olacaktır. Demek istediğim burada görünür bir tehlike var. Her hangi bir kaza, düşme, boğulma vakaları olduğu zaman Sulama Birliğinin , Belediyenin “Ben sorumlu değilim” deme lüksü var mı..!
Teknolojiyi yerinde kullanmalar konusunda sıkıntı yaşadığımızı düşünüyorum.Malumunuz fakiri zengini herkesin elin de son model telefon var.Günün her saati telefon ellerden düşmez.Özellikle trafikte telefon kullanma ile ilgili çok söylenir ama sonuç hep aynı.. Bilinen bir marka gıda dağıtımı yapan kişi, Zile’nin orta göbeğinde ara sokaktan ana caddeye çıkıyor.
Sol elinde telefon,kara dirsek pozisyon.Çıkmak istediği cadde de seyr eden araçlara direksiyonu bırakıp,sağ el işaret parmağı ile çıkma için izin isteği,aynı elle vites değiştirme çabası.Telefon görüşmesine hala devam ediyor.Yaptığının yanlış olduğunu bildirenlere tehditkar bakış atıyor.Bu ne biçim anlayıştır,bu tür davranışların trafik yasasındaki karşılığı nedir.
Bir başka gerçek ,şehir içi çalışan dolmuş şöförlüğü yapanların kendilerine göre geçiş üstünlüğü,kullanım anında ki davranışları başlı başına sorun.Durma kalkma,yolcu indirme,bindirme yolcu ile diyaloglar.Hele hele seyir halinde telefonda mesaj alış verişleri trafiği hiçe sayan kazalara davetiye çıkaran davranışlardır
Bir diğer görünür tehlike Zile de Motosiklet terörü. Bilemiyorum başka şehirlerde böyle tehlike yaşanıyor mu..! Her önüne gelen motoruna atlayıp trafiğe çıkıyor. Şehir içinde oluşan trafik kazalarında %90 Motosikletlerin payı var.Şehrimizin yolları maalesef dar.Caddeler esnaf tarafından özel araçları ile iki taraflı parselleniyor.
Dar ve sıkışık yollara birde kural kadide bilmez,tanımaz motorlu,elektrikli sürücüler çıkınca kaçınılmaz kazalar oluyor.Konu ile ilgili Polisimiz özverili çalışmalar yapıyor.Her motor kullananın başına polis dikilmesi olasılığı yok.İlçe Emniyet Müdürlüğünün önü motor mezarlığına dönmüşmüş durumda.Yasa yetersizliği mi, bilemediğimiz bir başka durum mu motor kullanımını teşvik ediyor.Her ana,baba çocuğuna hediye olarak motor alıp, sokağa salıyor.Amiyane tabirle “Saldım çayıra

gerisini mevlam kayıra” diyor.Ehliyet yok,kask yok,plaka yok,çık yola çık ana caddeye, sonuç facia. Nasrettin Hocanın o meşhur fıkrası: “Hoca yaz aylarında sıcaktan dolayı damda yatar.Bir gece yatarken damdan aşağı düşer.Komşuları hemen Hoca’ya koşarlar.Ne oldu,nasıl oldu derlerken Hoca Nasrettin; Bana damdan düşeni getirin,beni damdan düşen anlar” der.Ben de diyorum ki “ Beni motor kazasına uğramışlar anlar” .
Ben İki ay içinde, iki defa motosiklet terörüne mazur kalmış birisiyim.Herkesin illa bu tereröre maruz kalmasına gerek yok.Özellikle Motorların sebep olduğu ölümlü, yaralamalı,hasarlı kazalar oluyor.Toplum olarak bu konulara eğilmemiz,çözümü için fikir üretmemiz gerekir.Aksi halde yüreklerimiz birlikte yanar..!


10.06.17
Abbas Kul

Hiç yorum yok: