19 Oca 2017

Zile'de Horoz Dövüşü ,Maziden Resimler

Yıl;1985 
Yer,Selağzında, İstasyon yolunda, uzun parktaki, karakolun (Şimdi öğrenci yurdu) yanındaki Rahmetli"Aliosman"ın Kahvesi

Horoz dövüştürülen yer çapı 6 m kadar olan ve hasırlarla kaplı daire biçimli bir sahadan oluşuyordu. Bu sahanın çevresinde horozların dışarı çıkmasını önleyen bir set vardı. Genellikle önceden anlaşmaya varılmış sayıda horoz çifti dövüştürülür ve daha çok karşılaşmayı kazanan taraf bahsi de kazanmış sayılırdı. Beraberliği önlemek amacıyla horoz çiftlerinin sayısı tek tutulurdu.

Horoz dövüşünden hoşlananlar bu oyunun amatör bir nitelik taşıdığını ve en büyük zevkin dövüş öncesinde ve dövüş sırasında birçok kez bahse girme şansı olduğunu öne sürerler. Bir horoza ya da öbürüne karşı girilen bahislerin miktarı sürekli değişiklik gösterir; Horozlar önce yoğun bir eğitimden geçirildikten sonra, genellikle bir ile iki yaş arasında dövüşe çıkarılır.

Bazı ender durumlarda horoz sahibi dövüşmek istemeyen horozunu öteki horozla göğüs göğüse getirerek kızıştırmaya çalışır. Dövüşten kaçınan horoz yenik sayılır.
Bütün dövüşlerde hakemin kararı kesindir ve bahis açısından da bağlayıcıdır. Kararlara itiraz hakkı yoktur.

Zile’de, geçmişte yaygın bir seyirlik eğlence olan horoz dövüşü, özel olarak yetiştirilen hint ya da hint kırması horozların dövüştürülmesine dayanırdı. Horozlar, çevresi seyircilerin oturacağı biçimde düzenlenen ve kenarları yaklaşık 4’er m olan dörtgen bir alanda dövüştürülürdü.

Dövüşü yöneten orta hakem, anlaşmazlık çıktığında. iki yan hakemle birlikte karar verirdi. Dövüş horozlarının mahmuz ve tırnaklarının sivriltilmesi anlaşmaya bağlıydı.
Doğal sivriliklere dokunulmazdı.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Benim çocukluğumda bizim mahallede gelenekti bu.
Dövüş yapılırken de, öyle ortaya para falan koyma, hayvanlar için molalar, taktik konuşmalar, tedaviler falan yoktu. amatör bir ruhla horozlar salınır, dövüş sırasında arka taraftan biri "aha, biri siki tuttu" diyene kadar da sürerdi.

Mevki , kariyer , eğitim, öğrenim hiçbir şey tanımaz bu tutku.
Horoz dövüşü ile, yakınen tanışmamış olanlar, anlamakta belki güçlük çekebilir ama, Özünde yoğun bir sevgi yatar.
öyle ki --ya horozlar ya biz-- diyen bir kadına cevap dahi veremez erkek. Başını öne eğer sadece. aslında memnun da değildir çoğu yaptığı bu işten , o yüzden çevresine kendisi gibi tutkuyla horoz dövüştüren insanları toplar, birbirlerinden utanmadıklarından dolayı.
Evinde ecza dolabı yokken horozlarının dövüş sonrası ve öncesi bakımları için her türlü sıhhi malzemeyi bulundururlar. amaç dövüşten para kazanmak da değildir , çoğu izlemekle de yetinir. ama bir kısmı kumar çarkına bir süre sonra girer. Para veremeyenler sattıkları maldan verir. mesela festivaller düzenlerler kendi aralarında farklı illerde farklı yer altı kahvelerinde. yasal bir şey mi? tabii ki değil. ama emniyetten tut da jandarmasına kadar herkes bu işe tutkuyla bağlı insanların acı gerçeğini farkettiklerinden ses çıkartmazlar , festivaller aksamadan gerçekleştirilir.
içlerinde emniyetten insanlarda vardır , belediye işçisi de... Dövüş horozu yetiştirmek için özel çiftlik bile kurar bunlar. Tavukların en değerlisi de şampiyon horozları yumurtlamış olanlardır. Diğerleri ile uğraşmazlar bile. ahh ahh kadın erkek eşitsizliği her yerde! eğer şampiyon bir horozun annesine sahipseniz, sizinkiyle horozunu döllemek isteyenlerden para bile alabilirsiniz! bir nevi pezevenklik yani.
Bunların hepsi mendel yasalarını ezbere bilir.
Horozlara gelecek olursak, Arnold Schwarzenegger'in bildiğin horoz versiyonu bunlar. eti bile yenmez onların, kas yığını üçgen boyunlu yaratıklardır.