21 Kas 2012

ZİLE’NİN DEPREMSELLİĞİ - ARAMIZDAN AYRILANLAR

Bekir ALTINDAL

           Son günlerde pek çok değerli Hocalarımızı, hemşehrilerimizi birbiri ardı sıra kaybetmenin acısı ve üzüntüsü içindeyiz.

            Turgut Yıldırım, Mesude Karasoy (Aslan), Sadık Ülgen, son olarak Hüseyin Özver Hocalarımız, Turgay Mescioğlu ve isimlerini burada yazamadığım hemşehrilerimizi, büyüklerimizi, değerlerimizi kaybettik.    Allah’tan rahmet diliyorum.

            Pazartesi sabah yine bir deprem haberiyle uyandık. Aynı gün  deprem bölgesi Elazığ ve Tunceli’ye görevli olarak gitmem gerekiyordu. Gittik. Elazığ’ın depremin merkezi olan Kovancılar İlçesi’nde depremin izlerini, acısını gördük. Gölcük depreminin ikinci günü gecesinde de Gölcük’te idik. O gördüklerimiz, yaşadıklarımız anlatılamaz. Yaşayan bilir o dehşeti acıyı…

            Peki Zile’mizin depremselliği nedir? Bunun bilincinde miyiz? Ne yapılması gerekiyor? Bugüne kadar yapıldı mı?

            1939 yılında Erbaa depreminde Zile’de 9 kadın, 7 erkek olmak üzere 16 kişi can verdi. Zile Merkezde 63, köylerde 313 ev tamamen  1.279 ev kısmen yıkıldı.  107 büyükbaş, 117 küçükbaş hayvan telef oldu.  Tokat ilçeleri arasında  dahilinde en az ölü ve hasar Zile ve Artova’dadır. Ancak buradaki en az olması, deprem bölgesine uzaklıktandır.

            Sevgili Hemşehrimiz Harun Önder bir yazısında Zile ve çevresinin depremselliği için şunları yazıyor:

Tokat’ın deprem aktivesi Kuzey Anadolu Fay Zonu ve Ezinepazarı  fayı üzerinde oluşan depremler tarafından meydana getirilmektedir…. Bu fay Bingöl Karlıova’dan Ege Denizi’ne kadar devam etmektedir…. Ezinepazarı  fayı Niksar’ın 10 km. güneyinde, Kuzey Anadolu fayından ayrılarak, güneybatıya doğru  Ezinepazarı, Amasya Sungurlu yörelerinden geçen ve Delice güneyinden sönümlenen, yaklaşık 250 km. uzunluğunda  sağ yönlü doğrultu atımlı bir faydır. 

Tokat’ta tarihsel dönemlerde M. Ö. 2100 ve M.S.1900 yılları arasında değişik şiddetlerde 26 tane hasar yapan deprem oluşmuştur.  1900-2000  yılları arasında 8 tane hasar yapan deprem meydana gelmiştir.

 Tokat  il merkezi ile ilin kuzey kesimi 1996 yılında Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından yayımlanan  Türkiye Deprem Bölgeleri  haritasına göre 1. derece deprem bölgesinde yer almaktadır. Güneyde kalan dar bir alan ise 2. ve 3. derecede deprem bölgesinde yer almaktadır…

Zile ilçe merkezi 1. derece deprem bölgesinde ve Kuzey Anadolu Fayına 57 km. Ezine Pazar fayına ise 26. km. uzaklıktadır.

 Hepimiz biliyoruz ki Zile 1. derece deprem kuşağının geçiş yerindedir. Bunun için, acılar yaşanmaması için başta belediyemiz olmak üzere bütün yetkili resmi kurumları, yetkililere ve bunun yanında bir Zileli olarak bizlere büyük sorumluluk düşüyor. Göz göre göre sağlam zemin olmayan yerlere doğru imar izni verilmemesi, deprem yönetmeliklerine, düzenlemelerine harfiyen uyulması hepimizin sorumluluğundadır.

                                               …Tunceli, şehir olarak güney’e doğru genişlemekte. Tabiat olarak çok güzel. Ancak Ovacık tarafının milli park olduğunu harika bir tabiat olduğunu söylüyorlar. Gidemedim. Tunceli’den başlayarak 20 km baraj suyu oluşmuş. Karşı çıkılmış. Terör için geçiş yollarını baraj suyunun kestiği söyleniyor. Elazığ’dan Pertek yoluyla Tunceli’ye gittim. Yamasız, düzgün bir asfaltı var. Dönerken ise Tunceli – Kovancılar yolundan geldim. Bu yol da duble yol çalışması yer yer devam ediyor. Ama geniş bir yol. Kovancılar-Elazığ arası ise harika bir yol.

Bunları niye yazıyorum? 1979 yılında Muş-Malazgirt-Patnos-Ağrı-Erzurum yollarından geçen, 1985 yılında Van-Hakkari-Yüksekova arasında seyahat eden, oralarda yapılan asfalt yolları gören biri olarak, halâ iki ilçe arasında (Zile-Artova, Zile-Kadışehri) yolu strabilize olan talihsiz, sahipsiz bir ilçe’nin çocuğu olarak kahrolduğum için yazıyorum. Bu dönemde bir Milletvekili hemşehrimiz varken bu yollar genişletilerek yapıldı yapıldı. Yoksa çok zor diyorum.

Elazığ 15 yıl sonra tekrar gezdim. Merkezde tarihi eser, tarihi doku diye bir şey kalmamış. Ancak 15 yıl önce gördüğüm Harput bir Selçuklu-Osmanlı şaheseri idi. Şehirden ayrı olunca korunmuş.

Yarın ise günübirlik Malatya’dayım. 15 yıl sonra Malatya nasıl göreceğiz nasip olursa.

 Bu ara Elazığ’da ve Malatya’da olan platformumuzun üyelerine ayrıca selamlarımı gönderiyorum.

İyi akşamlar.
 

Hiç yorum yok: