28 Ara 2011

Zile Emirveren Köyü

İlçenin doğusunda bulunan ve Turhal asfaltına 2 km. lik stabilize bir yolla bağlanan Emirveren Köyü, Kireçli, Ede, Bağlarpınarı, Kırlar, Yeniköy ve merkez ilçeyle komşudur. Ulaşım sorunu olmayan köyün ilçeye uzaklığı 7 km.dir. Geniş bir ovada kurulan köyün adının burada yaşayan ve çevreye hükmeden Elbaşıoğlu isimli bir beyden geldiği söylenmektedir. Geliri, tarım ve hayvancılığa dayanan köyün arazisinin büyük bir kısmı Yıldıztepe Göleti ile Hotan Çayından sulanmaktadır. En çok buğday , arpa, ayçiçeği, soğan ve şeker pancarı yetiştirilmektedir. 40 haneden ibaret olan köyde, 1955 yılında eğitim-öğretimin başladığı köyde, 1958 yılında 2 derslikli ve 2 lojmanlı yeni bir okul yapılmıştır. Okuma-yazma oranı % 95'dir. Okulu, telefonu, elektriği, sağlıkevi bulunan köyün şebeke sistemli içme suyu mevcuttur. Düğünlerde halayın yanısıra, pata-küte, delidede, gelin kaçırma gibi oyunlar oynanır. Akraba bağlarının çok güçlü olduğu köyde akraba evliliği yaygın değildir. Karamsar ve şüpheci kişilerin gelerek şifa aradıkları Abdal Musa ile kuduz hastalığının geçmesinde etkili olduğuna ilanılan Kuduz Hoca ziyaretleri bu köydedir. Ayrıca köy içerisinde, suyunun sarılık hastalığına iyi geldiği söylenen bir çeşme mevcuttur. Halk arasında uğur getirdiği için bazı evlerin önüne boynuz takılması adettir. Köyde kimlerden kaldığı bilinmeyen ve savunma amaçlı olduğu sanılan surlar, yörede, Zile kalesinde sonra ençok dikkat çeken tarihi kalıntılardır


Abdal Musa


Zile Emirören Köyü’ndeki Türbesi

Bilindiği gibi Abdal Musa, en tanınmış Anadolu erenlerindendir. Abdal Musa’nın doğum ve ölüm tarihleri bilinmemektedir. Onunla ilgili bilgi veren kaynaklarda da bir açıklık yoktur.

Âşıkpaşaoğlu Tarihi’nde söylendiğine göre, Abdal Musa, Bursa’nın alınmasında bulunmuş, başına bir ak börk giyerek yeniçerilerin arasına katılmıştır. Bursa 1326’da alındığına göre Abdal Musa, o dönemde savaşa girebilecek bir çağda demektir. Yine I. Murat (1362 - 1389) döneminde yaşayan ünlü erenler sayılırken Abdal Musa da erenler içinde zikredilir. “Dervişlerde Abdal Murat, Abdal Musa, Mehmed-i Küşteri ve Baba Postunpuş vardı. Bunların hepsinin kerametleri zahir olmuştu. Duaları kabul olunur azizlerdi.” ifadesi kullanılır.

Bu alıntı, Abdal Musa’nın 14. yüzyıl ortalarına doğru yaşadığını, ünlü bir ermiş (aziz) olduğunu gösteriyor. (İsmet Zeki Eyüboğlu : Abdal Musa - İstanbul 1991: 35)

Yine Âşıkpaşaoğlu Tarihi’nde Abdal Musa ile ilgili şu bilgiler vardır :

“Hacı Bektaş, nesi varsa Hatun Ana’ya emanet etti. Kendi saf bir azizdi. Şeyhlik'ten, Müritlik'ten vazgeçmişti. Abdal Musa derler bir derviş vardı. Hatun Ana’nın dostu idi. O zamanda Şeyhlik, Müritlik asla ortaya çıkmış değildi. Silsileye dahi aldırmazlardı. Hatun Ana, Hacı Bektaş’ın üzerine mezar yaptı. Bu Abdal Musa, geldi bunun üzerinde nice gün kaldı. Orhan devrinde (1326 - 1362) gazalar etti. (...) Bektaşîler'in giydiği bu ak börk, Orhan Gazi zamanında Bilecik’te ortaya çıktı. Bektaşîler'in bir şeyhleri vardı, Abdal Musa derlerdi. O Abdal Musa, sebep olmuştu. Abdal Musa, Orhan zamanında gazaya geldi ve yeniçerilerin arasında nice zaman yoldaşlık edip yürüdü. Bir yeniçeriden aldığı börk vardı. “İşte ben de gaziler tacını giyip geldim diye haylice de övündü.”
Âşıkpaşaoğlu’nun tarihindeki cümleleri özetlersek, Orhan Gazi zamanında savaşa katıldığını, yeniçerilere yoldaşlık ettiğini, Hacı Bektaş Veli’ye bağlı olduğunu görürüz. (Musa Seyirci : Abdal Musa Sultan - İstanbul 1992)

Âşıkpaşaoğlu 1393 - 1481 yılları arasında yaşadığına göre, kendi doğumundan en az altmış yıl önceki olaylardan söz ediyor demektir. Bu durumda Abdal Musa ile ilgili bilgileri kesin olmasa bile büsbütün yanlış sayılmaz.

Abdal Musa’nın Türbe ve Makamları :

İ. Zeki Eyüboğlu, Abdal Musa’nın türbe ve makamları hakkında şu bilgiyi vermektedir :

“Abdal Musa’nın biri Bursa, diğeri Antalya’nın Elmalı İlçesi’ne bağlı Tekke Köyü’nde olmak üzere iki mezarı vardır. Bursa’dakinin mezar değil makam olduğu söylenir. Bektaşîler, genellikle Tekke Köyü’nü benimsemişlerdir.” (Eyüboğlu, age., s. 36)
Musa Seyirci de bu konuda şu bilgileri vermektedir :

“Bu güzel insanın yaşamı ile ilgili bilgiler kaynaklarda oldukça azdır. Kimi araştırmacılar, onun Elmalı’nın Tekke Köyü’nde, kimileri ise Bursa’da ve Manisa’da yattığından bahsederler. Bektaşî söylencelerine göre Abdal Musa, Ahmet Yesevî’nin halifelerindendir. Horasan erenlerindendir. Soyu Hz. Peygamber’e bağlanmaktadır. Babası Hasan Gazi’dir. Abdal Musa’nın dedesi, Haydar Ata ise Hacı Bektaş Veli’nin amcasıdır. Böylece Hacı Bektaş Veli’ye de akrabadır. Annesi Ana Sultan, kız kardeşi Hüsniye Bacı'dır. Anne ve kız kardeşinin mezarları Elmalı’nın Tekke Köyü’nde, Abdal Musa Tekkesi’ndedir. (Seyirci, age., s.21-22)
Emirören Köyü’ndeki Makamı :

Görüldüğü gibi Anadolu’da Abdal Musa’ya ait birden çok türbe ve makam bulunmaktadır. Bunlardan biri de şimdiye kadar kimsenin dikkatini çekmeyen Zile yakınlarındaki makamıdır. Sevgili dostum Musa Seyirci, “Abdal Musa Sultan” adlı eserini yazmadan önce benim de katkıda bulunmamı istedi. Ben de kendisine Abdal Musa’ya ait bir makamın, Zile yakınlarındaki Emirören Köyü’nde bulunduğunu söyledim. Sevgili Musa Seyirci, adı geçen eserinde şöyle demektedir :

“Yine, Zile İlçesi’nin Emirveren Köyü’nde, üretken ve çalışkan dostumuz Kutlu Özen’in belirttiğine göre, Zile ile Turhal arasındaki yol üstünde, Zile’ye 10 km uzaklıktaki sapakta, Emirören Köyü’nün yakınında toplama taşlardan oluşan bir mezarı vardır. Bu mezar, Abdal Musa mezarı olarak anılmaktadır. Yakın köylüler, adak için buraya gelirler. Zile Kaymakamlığı’nın bana yazdığı yazıda Abdal Musa’nın mezarının olduğu köyün adı Emirveren, Kutlu Özen’in notlarında ise köyün adı Emirören olarak geçmektedir." (Seyirci, age., s.32).
1988 yılında vermiş olduğum bilgilerin üzerinden 13 yıl geçti. Bu makalemi yazmadan önce Sivas Meslek Yüksek Okulu Halıcılık Desinatörlüğü Bölümü'nde okuyan öğrencim Tuğba Türkmen’i 29 Ekim 2001’de Emirören Köyü’ne gönderdim. Öğrencim, türbenin fotoğraflarını çekti ve yeni bilgilerle Sivas’a döndü. Tuğba Türkmen’in vermiş olduğu bilgiler, özetle şöyledir :

“Türbe köy mezarlığı içindedir. Yakın yıllara kadar toplama taşlardan ibaret bir mezar olduğu halde 1990’lı yıllarda türbe haline getirilmiştir. Türbenin yanında misafirhane, yemek pişirme yeri ve Cemevi bulunmaktadır. Her yıl 26 Ağustos’ta Abdal Musa’yı anma törenleri yapılmaktadır. Tokat’tan ve çevre ilçelerden yüzlerce kişi gelmektedir. Adak kurbanları kesilmektedir. Semah gösterileri yapılmaktadır. Gelen misafirler, kurban etleriyle pişirilen yemeklerle ağırlanmaktadır. Bütün adak yerlerinde olduğu gibi türbenin karşısına düşen dilek taşına, dilek dileyerek taş yapılmaktadır. Mum yakılmaktadır; çalılara paçavra bağlanmaktadır. (Tuğba Türkmen, Cumhuriyet Üniversitesi, SMYO, Halıcılık Des. Böl. Öğrencisi, Emirören Köyü’ndeki 29 Ekim 2001 tarihli derleme.)

Abdal Musa’ya Ait Diğer Adak Yerleri :

Abdal Musa Koruluğu : Türk halkının çok sevdiği, bu ulu Alp-Eren’in Divriği ilçesinde de bir koruluğu bulunmaktadır. Bu koruluğa, Abdal Musa Koruluğu denilmektedir. Adak yeri, Bayırüstü (Timisi) Köyü’ndeki küçük bir koruluktur. Ağaçları kutsal sayılır; ancak Abdal Musa törenlerinde kurban etlerini pişirmek için koruluğun odunlarından faydalanılır. Abdal Musa törenlerinde korudaki kuru ağaçlar kullanılır. İnanışa göre yaş ağaç kesilirse, ağaçtan insan kanına benzeyen bir su çıkarmış. (Kutlu Özen: Sivas ve Divriği Yöresinde Eski Türk İnançlarına Bağlı Adak Yerleri - Sivas 1996: 100)

Abdal Musa Düşeği : Divriği İlçesi köylerinde bu adı taşıyan üç adak yeri bulunmaktadır. Bunlardan ikisi Kekliktepe Köyü’ndedir. İlki Ali Baba Mezarlığı içindeki sembolik bir mezardır. Kutsal günlerde ve gecelerde mum yakılır. İkincisi Kekliktepe, Karakale yolu kenarındaki bir tarlanın içindedir. Küçük bir taş yığınıdır. Abdal Musa’ya ait diğer bir adak yeri de Eşke (Dikmeçay) Köyü’ndedir. Tebit Hızır ziyareti yakınındadır. Bu düşek / adak yeri 1950’li yıllara kadar ziyaret edilmekteydi. (Özen, age., s. 207)

Dut Eren : Adak yeri Divriği ilçesine bağlı Sevir Köyü’ndeki ulu bir dut ağacıdır. Abdal Musa Curbing sırasında yemek pişirilirken kurumuş dallarından faydalanır. Burası köye gelen bir dede tarafından adak yeri olarak sunulmuştur. (Özen, age., s. 158)

Abdal Musa’nın Askerleri : Divriği’ye bağlı Hargün Tuzlası’nda 80 tane dikilitaş vardır. O çevrede bu dikilitaşlara “Abdal Musa’nın Askerleri” derler. (Seyirci, age., s. 33)
Sonuç :

Bir kez daha vurgularsak, Abdal Musa’nın mezarı, Elmalı İlçesi’ndeki Tekke Köyü’ndedir. Ancak, ona duyulan büyük saygıdan dolayı Anadolu’nun çeşitli yerlerinde ve özellikle Divriği yöresinde Abdal Musa’ya ait makamlar, sembolik mezarlar bulunmaktadır.

Cem, 36 (2002) 119: 15.


Makale : Kutlu ÖZEN
http://www.alewiten.com/emiroren.htm

Hiç yorum yok: