9 Ara 2011

Ulu Camii Restorasyonu "Mehmet SEZEN"

Değerli Okurlar
            Şehrimizin en müstesna ve en görkemli ibadethanelerinden biri olan Ulu Camii, Vakıflar Genel Müdürlüğünün marifeti ile restorasyonu tamamlanarak 4-12-20011 Cuma günü ibadete açılmıştır.Cenabı Allah hayırlı uğurlu ve Cemaatini bol eylesin. Mabedin dış kısmında yapılan itinalı çalışmalarla o zarif harika bir sanat eseri olan minaresi ile kubbe kaplamaları ve taş duvarlarının hassasiyetle elden geçirilerek onarılması, bahçesindeki şadırvan ve müştemilatının yeniden dizayn edilerek yapılması bizleri ziyadesi ile memnun etmiştir.
Ancak Ulu Cami bundan önce 1982 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğünün denetimi altında kurulan mütevelli heyeti marifeti ile bir onarım daha görmüştü. Bu restorasyon da içimde ukde kalan bazı hususları da burada zikretmeden geçemeyeceğim.
            Camiin bazı kısımlarında yapılan, bilhassa sıva tamiratındaki gayrimuntazam kemerler ve kavisler ve ona bağlı olarak eğri büğrü yapılan kubbe pencerelerindeki motif ve desenler, Mabedin o eski mimari ve sanatsal estetiğine gölge düşürmüştü maalesef. Anlaşılıyordu ki bu işler erbabına yaptırılamamıştı. Dolayısıyla sanat adına kabul edilemez bir görünüm ortaya çıkmıştı. Bu defa İşin erbabına yaptırıldığına inandığımız şimdiki bu restorasyon da, geçmişte yapılan bu hataların mutlaka fark edilerek düzeltileceğini umuyorduk. Geçenlerde Camiye uğradığımızda oradaki bir yetkiliye, bu hataları göstererek buraların düzeltilip düzeltilmeyeceğini sorduğumuzda o kısımlara dokunulmayacağını söylemesi bizi fevkalade üzmüştür. Bu restorasyonda yapılmasını beklediğimiz bir husus daha vardı,o da kubbenin tepesindeki yazının orijinalinin ortaya çıkarılması idi.
            Caminin 1909 da ki ikinci yapılışında çok büyük emekleri olan,aynı zamanda Camiin üç giriş kapısı üzerindeki kitabeleri ve minber kapısı üzerindeki mermer plaketteki kufi sitili yazıyı yazan,aynı zamanda büyük bir hattat olan Müftü Hamdi Efendinin kubbeye altın yaldızla yazdığı bu ayet,acaba belli bir teknik kullanılarak,örneğin Turhal yolundaki Elbaş oğlu Camiinin ilk yapılışındaki yazı ve desenlerin ortaya çıkarıldığı gibi bu yazı da ortaya çıkarılamaz mı idi? Yapılan bu restorasyonla, Mabedin uzun yıllar daha hizmet verecek sağlam bir yapıya kavuşturulması ile birlikte,evvelki onarımda orijinali bozulan sıva ve sanatsal dokuların da restorasyon projesi içersine alınarak elden geçirilmesi,Caminin sanatsal değerini yeniden kazanması açısından bulunulmaz bir fırsat değimli idi? Maalesef bu fırsatta böylece kaçırılmış oldu.Kim bilir kaç elli yıllar ötesinde yapılacak restorasyonlarla bu hataların düzeltilmesi, sanatın ve mimari estetiğin önemini kavramış sanatkarların ellerine kaldı anlaşılan. Dikkatimizi çeken bir hususta şu idi: Caminin arka giriş kapısının sağında sütun üzerine konan bir tabelada şunlar yazıyordu:

Adı : NASUH PAŞA CAMİİ
Banisi : KAYMAKAM NECMİ BEY- MÜFTÜ HAMDİ EFENDİ
Y.Tarihi : 1326
Mimarı : NAZAR USTA
YONTMA TAŞ YAPI KUBBELİ
MÜLKİYETİ VAKIFLAR Gnl.Md.ne AİTTİR
             Restorasyondan sonra Cami arka sağ taraf duvara sabit olarak konan mermer plakete, Nasuh Paşa Camiinin ilk yapılışına ait bilgiler kaydedilmiştir. Yukarda ki bilgileri havi bu küçük plakette, 1901-1909 arasında yeniden inşa edilen bu Camiin kimler tarafından yaptırıldığı, mimarının kim olduğu belirtilen bu bilgiler de Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Cami duvarına sabit olarak tesbit edilmiş bu mermer plakete ilave edilmiş olsaydı daha komplike tek bir belge olarak tarihe bırakılmış olurdu.
             Dolayısıyla ikinci bir plaket konmasına da gerek kalmazdı böylece. Halisane duygularla,mimari estetik ve sanat adına yaptığım bu tenkit ve görüşlerimi hoş görü ve anlayışla karşılanacağını ümit ediyor, ibadete açılan Ulu Camimizin hayırlı uğurlu ve cemaatinin bol olmasını Cenabı Allah dan diliyor,bu Mabedin restorasyonunda emeği geçenlere sonsun teşekkürlerimi arz ediyor, Allah onlardan razı olsun diyorum.
Mehmet SEZEN

ULU CAMİ 99 YAŞINDA "Bekir Altındal"TIKLAYIN

Hiç yorum yok: