24 Nis 2011

ZİLE PANAYIR'MI YOKSA FESTİVAL'Mİ?

Panayır yaklaşırken Platformdan bazı arkadaşlarımız Zile Panayırının eski önemini kaybettiğini ve bunun nedenlerini sorguluyor,eski önemini kazanabilmesi için neler yapılması gerektiğini,gerek fikren ve gerekse fiilen destek olunamadığından yakınıyorlar.
Nacizane bendenizde eski bir Belediyeci olarak,Panayırların en parlak geçtiği 1960 lı yıllarda bilfiil organizasyon içerisinde görev almam dolayısı ile o günlerdeki ve bu günlerdeki Panayırların arasındaki farkı en çok görenlerden biri olarak nedenleri hususunda görüşlerimi sizlerle,daha doğrusu yeni yetişenlerimizle paylaşmak istiyorum.
Ne hikmetse mazide kalan anılar insanın gözünde zamanla hep büyümeye başlıyor. Hani derlerya: nereda o eski Bayramlar,eski panayırlar o eski günler v.s. O eski dönemlerde,çocukluk ve gençliğimizde yaşadığımız anılarımızı galiba bir başka türlü süslüyor beynimiz.Bu günki yaşananlarıda yarınlar İçin özlem ve övgülarle dolu anılar olarak anlatacağız belliki.Ancak Panayırlarımızın geçmişi ile bu gününü mukayese etmeye kalkarsak arkadaşlarıma hak veriyorum.Evet eski Panayırlar gibi değil son zamanlardaki Panayırlar.Bu mukayeseyi yapabilmek için o günki Panayırlardan birazcık bahsetmek istiyorum.
O dönemlerde Ülkemizin ekonomik yapısı,ulaşımı,iletişimi bu günki gibi geğildi.Çevremizdeki İller ve İlçeler bir çok yönden büyük bir bölge pazarı olan tarihi Zile Panayırına odaklanıyorlardı.Güz mevsiminde ,hasat sonunda hayvan alım satımı için Çormdan.Sivasdan,Tokattan,Yozgattan Zileye geliyorlardı Tüccarlar.
Bütün çevre Köyler hasadını yapar,kış ihtiyaçlarını temin için hububatını ,hayvanını Zileye getirir satar,doğru dürüst yolu ve vesaiti olmadğından kışın köyüne kapanacaktır. gerekli ihtiyaç maddelerini alarak at eşek köylerine dönerlerdi.Zilemizin ekonomisi oldukça güçlü idi.Zile Zanaatkarları çok üretici idi.
Her türlü esnafın bulunduğu Uzun çarşıda üç adet Demirciler arastası vardı.
Yüzlerce Demirci Panayır için hummalı bir şekilde aylar önce çalışmaya başlarlardı .Dükkanlar önündeki yüzlerce örs ve çekiç seslerinin ritmik armonisinin muhteşem çağıltısı uzun çarşıya aşağı yayılır giderdi.Hele o Mazmanların uzun koridorlu köhne dükkanlarında "Urgan" üreten usta ellerin,bellerine sokuşturdukları Kendir'i çözerek seri adımlarla geri geri giderken,Urganı döndüren çarkçıya: "sallaaa" diye bağırmaları hala kulaklarımda yankılanır.Panayır için ürettikleri ipleri,sicimleri dükkanlar önüne dağlar gibi yığarlardı.Ayakkabıcılar,Hazır elbiseciler,Çarıkcılar,Semerciler,Semaverciler,Sobacılar,Saraçlar,şu an aklıma gelmeyen birçok üretci hummalı bir şekilde stoklar yapar Panayıra hazırlanırlardı.Çünki o zamanki panayırlarda,çevredeki uzak yakın Köylüler Kentliler Zileye satmaya değil almaya gelirlardi.
Ama şimdi ise dışardan gelenlar genelde almaya değil satmaya geliyorlar Zilemize. Neden? nedeni çok basit bence.Şöyleki:Odönemlere göre teknoloji çok değişti.Bir çok alet edevat ve ihtiyaç maddeleri Fabrikasyon bir şekilde seri üretilmeye başlandı.İşte bu Fabrikaların uğultuları, benim Demircimin örs çekiç çığlıklarını.Mazmanımın "sallaaa" seslerini,Değirmencinin öğüten taşdaki eşik cıngırtılarını,Çarıkçının muşta seslerini,Terziler arastasındaki dikiş makinası uğultularını.daha bunun gibi bir çok üreticinin göz nuru el emeği seslerini bastırdı ve çoğunu yok etti.Tabiki teknolojinin doğal sonucuydu bu.
Panayırlarımızın eski önemini kaybetmesindede en büyük etkenlerden biridir kanımca.
Ya o Atyarışları? Nerede o onbinlerin toplandığı yarış kulvarları?...Nerede Atlarla oynanan "cirit"oyunları? Bunları bir daha geri getirmek mümkünmü? Çok şükür panayır sonunda güreş müsabakaları yapılıyor. inşallah bu senede uygulanır ümitederim.
Panayırların çaptan düşmesine sebep olan unsurlardan biride,tüm il ve ilçelerde panayır kuruluyor olması.Hatta Festivale dönüştürülen bu etkinlikler halkını kendi içinde mutlu etmeye ve tüm gereksinimlerini karşılamaya yetiyor.
Başka panayırlara gitmeye genellikle ihtiyaç duymuyor insanlarımız.
O halde bizde Panayırımızı farklı etkinliklerle,bir takım cazip program ve Festivale dönük bazı organizazyonlarla, ticari faaliyetleri teşvik edici girişimlerle,yarışmalar ve konserler tertip ederek yeni bir havaya sokarsak belki yeni bir renk ve cazibe vermiş oluruz Panayırlarımıza.

Mehmet SEZEN

Hiç yorum yok: