15 Eyl 2017

Zile Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı tarafından 4 yıldır uygulanan Akreditasyon Sisteminin denetlenmesi başarıyla sonuçlandı.



24 Ağustos 2017 Perşembe günü Oda Başkanlığımızı Türk Loydu Ankara Temsilcisi ve Bağımsız Denetçi Serkan Şahin tarafından ZTSO tarafından 4 yıllık uygulanan akreditasyon belge yenileme denetlememiz gerçekleşti.

Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Sargın yaptığı açıklamada; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin Oda ve Borsalardaki sistemlerin iş dünyası nezdinde ki saygınlığının artırılmasını, Odalar ve Borsaların hizmet kalitesini geliştirilmesi ile Üyelerine ve dolayısı ile ilçemize daha faydalı hizmet sunabilmesi amacı ile TOBB Akreditasyon Sistemi kapsamında; Zile Ticaret ve Sanayi Odası TOBB Oda/Borsa Akreditasyon Sistemine başvuruyu 25.10.2013 tarihinde yapıldıktan sonra 2014 Ocak ayından sisteme dahil olan Odamız, çalışmalarına Mart ayından itibaren başlamış olup, sürecin ilk etabı olan geliştirme ziyareti 07.05.204 tarihinde TOBB Akreditasyon Temsilcisi Sema Kaynak ve Türk Loydu Yönetim Sistemleri Deneticisi Oğuz Hakan Aksu’ nun katılımlarıyla gerçekleşmiş ve geliştirme ziyareti ile ilk sürecin ilk etabını tamamlayıp son süreçte olan 02.12.2014 Salı günü ise Türk Loydu Yönetim Sistemleri Deneticisi Mehmet Besleme' nin denetimleri sonrası Zile Ticaret ve Sanayi Odası başkanlığı olarak Akredite Oda olarak çalışmalarımızın karşılığını almıştır.

24 Ağustos 2017 Perşembe günü Oda Başkanlığımızı Türk Loydu Ankara Temsilcisi ve Bağımsız Denetçi Serkan Şahin tarafından 4 yıllık uygulanan akreditasyon belge yenileme denetiminde ise Odamızın Akreditasyon Sistemi kapsamında;

1.TEMEL YETERLİLİKLER
1.1. Yönetim Oda/Borsa Mevzuatı
1.2. Mali Yönetim
1.3. İnsan Kaynakları Yönetimi
1.4. İş Planlaması ve Yönetim
1.5. Haberleşme ve Yayınlar
1.6. Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kullanımı
1.7. Üye İlişkileri
1.8. Kalite

2. TEMEL HİZMETLER
2.1. İletişim Ağı
2.2. Politika ve Temsil
2.3. Bilgi, Danışmanlık ve Destek
2.4. İş Geliştirme ve Eğitim
2.5. Uluslararası Ticaret maddelerinin değerlendirilmesini başarı ile tamamlanmıştır.

Bu amaç ile Oda Başkanlığımızın 4 yıldır uyguladığı Akreditasyon Sistemin denetlemesini 24 Ağustos 2017 Perşembe günü başarı ile tamamlayım B seviye Oda/Borsa statüsüne yükselmiştir. Zile Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı olarak 5 yıldızlı hizmeti üyelerimize vermeye devam edecek ve bu konuda emeğini esirgemeyen Meclis Üyelerim, Yönetim Kurulum, Akreditasyon Kurulum ile Genel Sekreterim ve personelime sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum Dedi.
25.08.2017

TOKİ ZİLE 3. ETAP 437 KONUT İNŞAAT İHALESİ YAPILDI



Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından Zile Bahçelievler Mahallesi’nde inşa edilecek 437 konutun ihalesi 11 Eylül, Pazartesi günü TOKİ Başkanlığında yapıldı. İhale kapsamında ayrıca ticaret merkezi ile altyapı ve çevre düzenleme işi yer alıyor.

Konutların 317’si 2+1, 120’si ise 3+1 planında inşa edilecek.


Projeyle; ticari birimleri, oyun ve spor alanları, parkı, peyzajı ve diğer sosyal donatıları ile çağdaş bir yaşam alanı oluşturulması hedeflendi. Proje tasarımlarında modern mimari anlayış hâkim kılındı. Cephelerde ahşap görünümlü kaplamalar ve geniş pencereler kullanıldı.
"Hayırlı olsun."

14 Eyl 2017

Milli eğitim bakanlığı müfettişlerinden Faruk NORŞENLİ ve İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Murat KÜÇÜKALİ kurslarımızı ziyaret etti.

CUMHURBAŞKANIMIZDAN ZİLE BELEDİYESİ'NE TÜRKİYE 1. LİĞİ ÖDÜLÜ



"Belediyelerin kent ekonomilerine katkıları" proje yarışmasında, Zile Belediyesi AK PARTİ'li 884 belediye içinde ilçelerde Türkiye Birincisi oldu.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan büyük bir şerefle ödülümüzü aldık. Projemize büyük emek veren personelimize teşekkür ederim.
Bu ödülü bize destek veren, bize inanan saygıdeğer halkımıza ve teşkilatımıza armağan ediyorum..
"Dualarınızla durmak yok hizmetlerimize ve hizmetkar olmaya devam.."

12 Eyl 2017

KÜÇÜKÖZLÜ KÖYÜ MESİRE ALANI VE MESCİT AÇILIŞI YAPILDI


Küçüközlü (Esi Köyü) Köyü Cici Baba Mesire alanı ve Mescit açılışı Sayın Kaymakamımız Adnan TEZCAN, Tokat Milletvekilimiz Prof.Dr. Celil GÖÇER, Turhal ve Artova Belediye Başkanlarımız, Ak Parti Zile ve Turhal İlçe Başkanları, Siyasi parti temsilcileri, TOKKON Tokat Konfederasyonu Başkanı Mehmet Salih ÜN, Küçüközlü Köyü Dernek Başkanı Ahmet YILMAZ, kamu kurum ve kuruluşlarını temsilen katılan davetliler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, çevre köylerden gelen vatandaşlarımızın ve Küçüközlü köyü halkının yoğun katılımı ile Küçüközlü köyü Cici Baba Mesire alanı ve Mesire alanı içerisinde bulunan Mescit’in açılışı gerçekleştirilmiştir.

Açılış kapsamında Tokat Milletvekilimiz Prof.Dr. Celil GÖÇER ve Zile Belediye Başkanımız Lütfi VİDİNEL’in Küçüközlü Köyü Mesire alanı ve Mescit açılışında katılımcılara hitaben mesire alanının ve mescit’in yapılmasında emeği geçenlere ve katkısı olan herkese teşekkürlerini bildiren birer konuşma yaptılar.

Sayın Kaymakamımız Adnan TEZCAN, Küçüközlü Köyü Cici Baba Mesire alanı ve Mesire Alanı içerisinde bulunan Mescit’in Açılışında yapmış olduğu konuşmasında; TOKKON Tokat Konfederasyonu Başkanı Mehmet Salih ÜN ve Küçüközlü Köyü Dernek Başkanı Ahmet YILMAZ başta olmak üzere, Küçüközlü köyü halkına, bu güzel mesire alanının oluşmasında ve mescit’in yapımında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Küçüközlü Köyü halkı ve İstanbulda ve diğer illerde yaşayan Küçüközlü'lü vatandaşlarımız, bugün birlik ve beraberlik içerisinde olunduğunda ne güzel eserler ortaya çıkacağını bize bir kez daha göstermişlerdir. Bugün açılışını yapacağımız Küçüközlü Köyü Cici Baba Mesire alanı bunun en güzel örneği olmuştur. Ben bu güzel mesire alanının oluşmasında emeği geçen Küçüközlü köyü halkımıza ve güzel eserin oluşmasında katkısı olan herkese tekrar teşekkür ediyorum. Küçüközlü köyümüze ve İlçemize bu güzel Mesire alanı hayırlı uğurlu olsun” dedi.

Daha sonra davetliler tarafından mesire alanının kurdelesi kesilerek açılışı yapıldı. Son olarak davetlilere yemek ikramında bulunuldu.

Zile’de Kurban Bayramı Bayramlaşma Programı Yapıldı



Zile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Öğretmenevinde Kurban Bayramının ikinci günü Sayın Kaymakamımız Adnan TEZCAN’ın ve ilçe protokolünün katılımı ile bayramlaşma programı gerçekleştirildi.
Bayramlaşmaya Kaymakam TEZCAN, İlçe Protokolü, Siyası Parti Temsilcileri, Sivil toplum kuruluşlarımızın temsilcileri ve halkımızın katılımı ile yapılmıştır.
Öğretmenevindeki bayramlaşmaya müteakip, Zile Şehitliğindeki şehitlerimiz ziyaret edilerek mezarları başında dualar okunarak anıldı. Daha sonra Zile Huzurevi, Yaşlı, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi ziyaret edilerek, Kaymakam TEZCAN ve beraberindeki misafirler yaşlılarımızın bayramlarını kutlayarak yakından ilgilendiler.

Kaymakamımız Adnan TEZCAN Şehit Annesi Zöhre ENDİZ’i Ziyaret Etti


Kurban Bayramının birinci günü İlçemize bağlı Reşadiye köyünde ikamet eden Özel Hareket Polisi Şehit Kazım ENDİZ’in Annesi Zöhre ENDİZ’i Sayın Kaymakamımız Adnan TEZCAN, Eşi Tuğba IŞILDAK TEZCAN Hanımefendi, Zile Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Dernek Başkanı Himmet ATAKOL ve Eşi ziyaret etti.

Özel Hareket Polisi iken, 1999 yılında Cizre'de Şehit olan Kazım ENDİZ'in Annnesi Zöhre ENDİZ’in bayramını kutlayan Kaymakam TEZCAN ve Eşi Tuğba IŞILDAK TEZCAN Hanımefendi, Şehit Annesi Zöhre ENDİZ ile yakından ilgilendi.

Şehit Annesi Zöhre ENDİZ Kaymakam TEZCAN’a ve gelen misafirlere ziyaretlerinden dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

10 Eyl 2017

FOTOĞRAFLARDAN SÜZDÜĞÜMÜZ YAŞAMLAR.. UNUTAMADIĞIMIZ DOSTLAR/ ANILAR.."Mehmet Ali Erdin"



Geceyi, uyku bir tarafta ben bir tarafta geçirdim.. Yaşamı sürdürme çabası içinde maddî manevî hiçbir sıkıntı yok.. Gelecek hakkında kişisel bir endişe, geçmişle ilgili bir kaçış, saklanış da yok.. Nostalji dedikleri;–geçmişle hesaplaşma- yerine yaşanmışlıkların iyi taraflarıyla ruhen buluşmanın adı.. Bu da fotoğraflarda saklı..
Fotoğraflar geçmişi bu güne yansıtan ayna gibi gözlerimize sunuyor sevdiklerimizi..
Hassas terazi kesiliyor yüreğimiz, iyiyi, doğruyu, güzeli ve beraberinde çirkini de özetleyen, yargılayan ansiklopedi oluveriyor belleğimiz..
Bir karalama defteri gibi değilse geçmişinizle buluştuğunuz soluklanma sayfaları; dostlarınız sayesindedir.. Benim pırıl pırıl bir geçmişim olduğunu bu yaşlarımda daha çok görüyorum.. İyi arkadaşlarım, güzel dostlarım oldu.. Bir Fikret Tarhan, öğretmenim, ağabeyim, duygu definem, dostum.. Bir İsmail Özus arkadaşımız: Doğarken makam bilgileri, yapıp bırakacağı bestelerin notaları, yüzlerce şarkıların kusursuz saklandığı bir beyin ve icra etmede kusursuz yetenek, (kadın sesi alto- erkek sesi tenor arası bir) ses güzelliği ile dünyaya gelmişti.. Böylesi bir donanımla daha 12-13 yaşlarımızı yaşamaya başladığımız günlerde, Türk Sanat musıkîsinin rast makamındaki beş on şarkısını Zile bağ yollarında, iğde dallarının kokularını atomize ettiği Ulukavak- Dereboğazı yollarında bulutları delip geçen parlak güneşli ortam içinde İsmail’in bize okuması ile başlayan ilk musıkî eğitimimiz..
1960 yılında Fikret Tarhan ve Fikret Tarhan’ın yönsemesi, ısrarı ile oluşturduğu kadro bireyleri yakın arkadaşlarının kurduğu –Zile Kültür Derneği!..- Bu dernekte Kemal Tarhan, Mustafa Kundak, Hasan Demirtola, Osman Uğurel, Memet Sezen, Bahri Ayter, Kaymakam Hüsmen Erdoğan, -sonraları- Hüseyin Ulus, Mahmut Sayınalp’ın yöneticilik, organizatörlük çalışmaları sayesinde salonu olmayan Zile’de Mahmut Aykut’un fedakârlıklarıyla sahneye taşınan yetenekler.. Yeteneklerini ortaya koyabilme cesaretini oluşturulan fırsatlarla fırtına gibi estiren gençler ve bu gün söylettiği kısa bir cümle: “Hey gidi günler!..”
Derneğin içinde el ele tutuşarak oluşturduğumuz ayrı bir duygu çemberi içinde “yağ satarım bal satarım/Ustam ölmüş ben satarım” havası içinde yaşadığımız, başarı sağladığımız estetik çalışmaların kahramanları Fikret Tarhan, Ali Koççoban, Sezai Ercanlı, Fuat Başdoğan, Şeref Atagenç, Hakkı Öztürk, Ferit Oktar, Kemal Özkan, Mehmet Kocaman, Uğur Mumcu, Şahin Üstüner, Hüseyin Başpilavcı, Ali İşçi, İbrahim Aksoy, Cihat Güral, Adnan ve Ali Ünlütürk, Turan Soysal, Kemalettin Şendoğdu, Sanat Okulu öğretmeni İsmail Yağcı, Şükrü Gökçek, Kerim Çelebioğlu, Gündüz Böke, Süleyman Özkaleli, Mehmet Ali Erdin, Mehmet Ali İlker, İrfan İlker, Hacı Mehmet Demirtola, Ahmet Kağızman, Avukat Mehmet Demirtola, İsmail Özus, Mahmut Atagenç, Hayati Eryiğit, Cevat Ataolur, Ruhi Serezli, Necati Bayramoğlu, Şevket Ermiş, Eczacı Suphiye Seher Gerçek, Aziz Parlaktaş ve daha nicelerinin (ömrümüzün hiçbir gününde eksilmeden) kendini hatırlatan dostluk yaşantısı..
Zile Kültür Derneği’nin dışında kazandığımız dostlukların bireyleri Kütüphane Müdürü Cemalettin Gazez, Saatçi-imam Ahmet Nezir Ataolur, Matbaacı-Gazeteci Burhan Cahit Büyükispir, Hasan Eken, Kaymakam Süreyya Hami Şehidoğlu, Ahmet Çağlar, Hüseyin Ulus, Şemi Emektar, Kemalettin Aydın, Necati Türkyılmaz, Aslan Akman, Eczacı Sadık Öztürk, Avukat Abidin Şendoğdu, Öğretmen Dursun Göçüncü, Ahmet Başdemir, Dursun Tezcan, Mehmet Yaşar Arı, Hüseyin Altun, Foto Gamze Ali Doğan, Ömer Vehbi Özen, Abdurrahman Karanfil, Bekir Özaçık, Nurettin Çırakoğlu, Ali Eken ve kardeşleri Azmi-Nazmi-Cezmi Eken, Ömer Ölgün, Şinasi Yılmaztürk gibi kişilerdi.
Okul, iş bakımından Zile’nin dışında yaşamak zorunda kaldıkları için sık görüşemediğimiz İlhan Sönmez, Cahit Koççoban, Hamdi Tamer Ergin ve kardeşleri Mejdi Ergin, Kâmil Ergin, Rahmi Lütfi Kayran, Rifat Fenerci, Aziz Parlaktaş, Hasan Basri Büyükispir özlem duyup anmak için belleğimizin sıkça taradığı isimlerdi..
Her insanın bir ilişki yöntemi vardır.. Sanki başka bir buluşma noktası yokmuş gibi kimi her karşılaşmada hep aynı anıyı- şakalaşma konusunu yineleyerek coşkusunu ortaya koyup yarenlik açar, kimisi hal-hatır sorarak, özlemini dile getirerek söze başlar ve uzun bir süre bir araya gelme isteğine sözleşme oluşturmaya çalışır, kimisi de selamlaşır geçer.. Uzun oturumlarda söz başladığı gibi çabuk biten (denebilirse) muhabbetler de olur, saatlerce süren, hiç bitmeyecekmiş gibi gelen muhabbetler de.. Böylesi bir buluşmayı gerçekleştirdiğim, yaradılıştan özünü alan görgüsü, bilgisi, alımlı-ılımlı kişiliği ile evrensel sevgi kaynağı yüreği ile bir elin beş parmağını geçmeyecek sayıda dostlarımın içinde AZMİ EKEN’in özel ve özgün bir yeri vardı..
Bazı özellikler sonradan kazanılmıyor.. Yaradılış hamurunda- naturasında olanlar dışardan yeni özelliklerle bağdaşık hal almıyor.. Dışardan kazanım etkileşimi olsa da kişinin yapısında art alanda kalıyor ve kişinin kişiliğinde görünmez oluyor.. Bunun içindir ki (sanıyorum) “Asıl azmaz, bal kokmaz.” Sözünü etmişler.. Azmi Eken de böyle birisiydi. Prensip sahibi, çalışkan, insan sever, iyi insan- iyi adamdı.. İnsan olarak herkes doğar ama ‘adam’ olması dogmadaki özelliklerine eğitimi- öz değerlerle yanaşık düzen içinde olması gereken her türlü tavrı- tarzı, huy dediğimiz -doğrucu yolda olumlu-uyumlu- devinim unsurlarını da yaşam süreci içinde öz yapısına eklemesi gerekir. Bunu herkes beceremez ve hattâ bir aile içinde kardeş olanların hepsinde bu erdem zenginliğine tanık olamazsınız. Biri diğerinden farklıdır, hepsi iyidir diyebiliriz ama içinde üstünlük değerlendirmesine aday olabilecek bir kişidir.. Azmi Eken’in ağabeyleri, kardeşleri bir bütünlük içinde arkadaşlarım dostlarımdı. Ben ortaokul birinci sınıfta iken biraz sene kaybetmiş çift dikiş sınıf atlamış özellikleri ile benden iki sınıf yukarda Dursun Ovat, Dursun Ergin, Hasan Eken, Selahattin Teke, Ali Eken, Aslan Kocaman, Celal Ökçün, Tevfik Akyün okul arkadaşlarım, ağabeylerimdi. Bunlar, 1938-42 doğumlu öğrencilerdi ve ancak öğretmenlerimize olan dikkatlilik, saygıda kusur etmemek disiplini içinde yanlarında dolaşabilirdik. Onlar daha çok öğretmenlerimizle arkadaşlık yaparlar, onlarla masa tenisi (pinpong), voleybol oynarlar, bağa-bahçeye piknik düzeni içinde buluşmaya giderlerdi. Ben Azmi Eken’den 4 yaş ilerde olduğum için ne ilkokulda ne de ortaokul yıllarında arkadaşlığımız olmadı.. 1968 yılında Zile’de amcam Askerî Veteriner Hekim emeklisi ve Eczacı Mehmet Bahattin Erdin “Erdin Eczahanesi”ni açtığında karşımızda Mejdi Eken’in amcasının kızı Eczacı Müjgan Ergin’in mesul Müdürlük yaptığı “Eken Eczahanesi” vardı. Ali Eken İstanbul Eczacılık Fakültesi’ni bitirmek üzere idi. Müjgan Ergin yeni mezun eczacı olarak akrabalık hatırına Zile’ye gelmiş, Ali Eken’in kısa bir süre sonra başına geçeceği Eczahane’ye mesul Müdürlük yapıyordu. Fakat, gece gündüz rafta bulunmayan ilaçları temin etmek için Erdin Eczahanesine Azmi Eken, Eken Eczahanesine de ben koşuşturuyorduk. Bütün bu geliş gidişlerde gamzelerini aşikâr eyleyen güzel yüzünden önce ışığı bol bakışlarla gözleri önce gülen efendi, saygın, kendinden dalgalı (anadan doğma mizampleli) saç modeli çok ayrı bir stilde yakışıklılığını, alımlılığını tamamlayan jön seviyesinde duruşuyla Azmi Eken ve ben küçük kısa cümlelerle söz alışverişi içinde şakalaşmaya başlamıştık. Giderek artan yakınlığımız onun Petrol Ofisi sahipliliği zamanında 1970’li yılların tamamında ve sonrasında tam anlamıyla dostluğa dönüşmüş çoğu konularda sırdaş da olmuştuk. Çoğu arkadaşlar ‘Azmi Ağa’ derken ben daha yakınlık ifademle fark atmaya çalışır “Ciğerim Ağam!” derdim ve Azmi bu deyimime çok mutlu gülerdi.. Gerçekten maddesel taraf ve hüküm seviyesinin olgun tarafı bir tarafa benim tanımlama özelliğimin içeriğindeki imaja göre Azmi Eken; saygın, insan sever, yardımsever, ikramcı- misafirperver taraflarının bütünlüğü içinde ‘ağalık’ unvanını hak ediyordu. Ağabey deriz ya, ikiye ayıralım bu unvanı Azmi hem ağa hem bey idi.. Aramızda yaş farkı olmasa ağabey diyeceğim adamdı ama o konumdan dışarda değerlendirince hem ağa hem beydi, beyefendi idi..
Her yaşının döneminde çok çalıştı, çok koşturdu.. Ticari ahvalde iyiniyetli, hoşgörü atmosferi içinde olunca hayatiyet sürdürmek pek kolay olamıyor.. Dönemin ekonomik krizleri, tarımın ağır masraflara maliyet mecburiyeti bıraktığı günlere de denk gelince arazilerinden de destekler olamayınca çok yıprandı. Hep dik durdu, yılmadı, en yakın arkadaşı hayat arkadaşı öğretmen okulu mezunu öğretmen eşi Nedret Fatma hanım en büyük yardımcısı desteği idi.. Nedret Hanım müşfik bir eş, olağanüstü çalışkan, hanımefendilik örgüsü- nezaketi içinde mücadelesinde ortak güç olmanın en etkin örnekliliğini sergiledi.. Dengeler kurulurken sıhhat dengeleri sinsi sinci bozulmaya başlamıştı ve Azmi Eken; birden önü alınamaz bir rahatsızlıkla hayata, yakınlarına, biz olağanüstü seviyede sevenlerine veda etti.. Yüce Allah’ın sevgili-sevimli bir kulu, tanıyan-tanışan her Zile’linin gönlünde bir prens olarak varlığını ispat etmiş birisini bu dünyada tutmak elbette mümkün olamayacaktı (ki; demezler mi? Allah sevdiği kulunu erken alır) 31.10.2013 tarihinde 63 yaşında sonsuzluğa kavuştu.. O ‘ölümlülükten’ kurtulup ‘sonsuzluğa’ yol almaya başlarken, biz sevenleri onun acısı ile daha da ‘ölümlü’ olduğumuzu anlamıştık.. Arkadaş/dost acısının çok zor olduğunu babam Hasan Basri Erdin, amcam Eczacı Mehmet Bahattin Erdin, Öğretmenim Fikret Tarhan, arkadaşım Avukat Abidin Şendoğdu, Öğretmen Dursun Göçüncü, Eczacı Sadık Öztürk, Udî Bestekâr Solist İsmail Özus, Hüseyin Başpilavcı, Doç.Dr. Ressam- müzisyen-yazar Kemal Türker, Prof.Dr. Ahmet Taner Kışlalı, Tokat kökenli dostum Yalçın Topçu, Ankara’dan İş Bankası mensubu Uğur Özalp- Asuman Yinanç Ersoy, Tokat’da müteahhit Zeki Ercins ve ağabeyisi Ahmet Hilmi Ercins, Tokat Matbaası sahibi şair yazar Murat Polatoğlu, Ziraat Yüksek Mühendisi Şair Ahmet Duran Ayyıldız, Ziraat Yüksek Mühendisi Cemil Kaleli, Topoğraf şair-yazar Süleyman Cebeci, Osman Sezen kaybında çok derin yalnız kalmışlık yaşadım.. Elbette başkaları da var, hemen aklıma gelenleri döküldü ağzımdan ve diğerlerini saymaya neredeyse mümkünüm kalmadı..
“Ömür biter yol bitmez” derler ya, kâğıt biter, ömür biter bu satırlar bitmez..
Bitmez tükenmez sevgi ve saygılarımla her an andığım dostlarımı bu gün de anmak duygu coşkunluğu, dün gece birkaç fotoğrafını seyrederken gözlerimden dökülen yaşlarla Azmi Eken ve bıraktığı onurlu iz taşıyan müşterek hâtıraların (hayalde de olsa kârdır ki;) canlanması sebep oldu ve buraya kadar hızla aktı..
Zaman her şeyi alıp götürüyor.. Gidenler dönmüyor, her giden en yakınlarınca bile unutuluyor ama benim gönlüm ahde vefayı seviyor, belleğinden dostlarını silmiyor.. Çünkü (çok şükretmeliyim ki ) benim dostlarım gönül bahçemin her tarafında açmış çiçekler gibiydi ve hiç solmadılar..
Onlar Üstad Bestekâr Yesârî Âsım Arsoy’un Uşşâk (Âşıklar) makamında “Bir hâtıra-yı aşksın unutmam seni” şarkısının içindeler.. Sesleri, nağmeleri içimde sesleniyor, dilimde vird olmuş her an terennümatını sürdürüyor.. Ruhları şâd, mekânları cennet olsun..
Bir hâtıra-yı aşksın unutmam seni
Mehtâplı gecelerde hatırla beni
Hayâlimden silemem yakan bûseni
Mehtâplı gecelerde hatırla beni...

https://www.youtube.com/watch?v=rTTjl8CWS7U

7 Eyl 2017

7 Hemserimiz Bursa,İnegölde Trafik Kazasında Vefat Etti


Inegoldeki Trafik Kazasi Çayır Köyünden7 can aldı.
Bursa-Ankara karayolu İnegöl Babasultan kavşağında minibüs ile hafif ticari araç çarpıştı. Alınan bilgiye göre, Bursa'dan İnegöl'e asfalt çalışması için giden işçileri taşıyan Fatih Ş. idaresindeki minibüs, Babasultan mevkisinde, Ali Gültekin'in kullandığı hafif ticari araçla çarpıştı.
Kazada, ticari aracın sürücüsü ile aynı araçtaki Emin, Satı, Engin, Ebru (8) ve Gülizar Gültekin olay yeri, ağır yaralanan Ercan Gültekin (14) ise ambulansla hastaneye kaldırılırken yolda hayatını kaybetti.
Yaralanan minibüs sürücüsü ile 17 işçi, Bursa ve İnegöl'deki hastanelere kaldırıldı.

Bursa'nın İnegöl ilçesindeki trafik kazasında 7 ferdi yaşamını yitiren Gültekin ailesinin memleketi Tokat'ın Zile ilçesinde hüzün hakim.Kaza haberini alan yakınları, Minareyi Sağır Mahallesi Ergenekon Caddesi'nde dede İlyas Gültekin'in yaşadığı eve geldi.
Bursa'nın İnegöl ilçesindeki trafik kazasında 7 ferdi yaşamını yitiren Gültekin ailesinin memleketi Tokat'ın Zile ilçesinde hüzün hakim.
Kaza haberini alan yakınları, Minareyi Sağır Mahallesi Ergenekon Caddesi'nde dede İlyas Gültekin'in yaşadığı eve geldi.
Burada fenalaşanlara evin önünde bekleyen sağlık ekipleri müdahale etti. Bazı kişiler ambulans ve özel araçla Zile Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Zile Belediye Başkanı Lütfi Vidinel de aileyi ziyaret ederek, başsağlığı diledi.
Ali Gültekin'in, Uludağ Üniversitesini kazanan oğlu Engin'i kaydettirmek amacıyla ailesiyle Bursa'ya gittiği öğrenildi.
Belediye Başkanı Vidinel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ali Gültekin ve ailesinin oğulları Engin'i üniversiteye kaydettirmek için Bursa'ya gittiklerini belirterek, "Üzgünüz. Allah rahmet eylesin." ifadesini kullandı.

Minareyi Sağır Mahallesi Muhtarı İsmail Atlı da Ali Gültekin'in oğlunu kaydettirmek için babasının aracını alarak Bursa'ya gittiklerini aktararak, "Ali'nin kardeşi Emin ve çocukları da varmış. Bir aile yok oldu. Allah kimsenin başına vermesin." dedi.

Kazada yaşamını yitirenlerin cenazelerinin yarın Zile'de toprağa verilmesi bekleniyor.
Bursa'nın İnegöl ilçesinde, ilçeye asfalt çalışması için giden işçileri taşıyan Fatih Şahin idaresindeki 16 NTM 81 plakalı minibüs ile Ali Gültekin'in kullandığı 60 ZC 155 plakalı hafif ticari araçla çarpışmıştı. Kazada ticari aracın sürücüsü ile aynı araçtaki Emin, Satı, Engin, Ebru (8) ve Gülizar ve Ercan Gültekin (14) yaşamını yitirmişti.

Yaralanan minibüs sürücüsü ile 17 işçi, Bursa ve İnegöl'deki hastanelere kaldırılmıştı.
Çayır Köyü Başınızsağolsun.

 Zileden yola çıkan 7 kişilik ailenin hayatını kaybettiği 18 kişinin de yaralandığı kazanın ardından yaşanan facianın ayrıntıları da ortaya çıktı. Ali (46) ve Satı (39) Gültekin çiftinin üniversiteyi bu yıl kazanan oğulları Engin Gültekin’in (19) kayıt işlemleri için diğer iki çocukları Ercan (16) ve Ebru (7) ile Ali Gültekin'in astsubay olan ağabeyi Emin Gültekin (52) ve kızı Ezgi Gültekin'ide (14) yanlarına alarak hep birlikte Tokat’ın Zile ilçesi Çayır köyünden Bursa’ya geldikleri, kayıt işlemlerinin tamamlanmasının ardından Gebze’deki yakınlarının yanlarına gitmeyi planladıkları öğrenildi. Sürücü Ali Gültekin’i yalnız bırakmamak için yolculuğa sonradan dahil olan ağabeyi astsubay Emin Gültekin’in Burdur’da görev yaptığı, emekliliğine kısa bir süre kaldığı öğrenildi.
Edinilen bilgiye göre, kaza, Bursa-Ankara karayolu Babasultan mevkisinde sabah 08.00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, Ankara istikametinden Bursa istikametine seyreden Ali Gültekin idaresindeki 60 ZC 155 plakalı hafif ticari araç dikkatsizlik nedeniyle kontrolden çıkıp karşı şeride geçti. Sürücüsünün uyuduğu iddia edilen ticari araç karşı yönden gelen Fatih Ş. idaresindeki 16 NTM 81 plakalı işçi taşıyan servise çarptı. Çarpmanın etkisiyle hurdaya dönen ticari araçta bulunan sürücü Ali Gültekin, eşi Satı Gültekin, çocukları Engin, Ercan ve Ebru Gültekin ile aynı araçta bulunan astsubay ağabey Emin Gültekin ile küçük kızı Ezgi Gültekin feci şekilde can verdi. Bursa'dan İnegöl'e işçi taşıdığı öğrenilen bir inşaat firmasına ait servisteki işçiler B.K., F.A., H.G., Ü.A., R.C., G.A., İ.Y., M.Ç., A.B., M.T., N.A., A.B., A.B., A.K., K.K., M.U., O.A., F.Ş. ise yaralı halde İnegöl Devlet Hastanesine kaldırıldı.

İngilizce öğretmeni olacaktı
Yaşanan feci kazanın ardından detaylar da gün yüzüne çıkmaya başladı. Zile’de torna dükkanı olduğu öğrenilen Ali Gültekin’in büyük oğlu Engin Gültekin’in bu yıl Uludağ Üniversitesi İngilizce öğretmenliği bölümünü kazandığı, Ali ve Satı Gültekin çiftinin diğer iki çocukları Ercan ve Ebru Gültekin’i de yanlarına alarak kayıt için Bursa’ya yola çıktıkları öğrenildi.

Astsubay ağabey ve küçük kızı da aynı araçta can verdi
Öte yandan, sürücü Ali Gültekin’in ağabeyi astsubay Emin Gültekin’in Burdur’da görev yaptığı öğrenildi. Kardeşini uzun yolculukta yalnız bırakmamak için yolculuğa sonradan dahil olan ağabey Emin Gültekin’in de kızı Ezgi Gültekin ile birlikte aynı araçta can verdiği ortaya çıktı. Hayatını kaybeden astsubayın üzerinden çıkan Gülizar Gültekin’in ismine düzenlenmiş kimliğin eşine ait olduğu, eşinin yanlarında bulunmadığı öğrenildi.

Yakınları adli tıpta fenalık geçirdi
Kazada hayatını kaybeden Gültekin ailesinin fertlerinin cesetleri otopsi için Bursa Adli Tıp Morguna getirildi. Acı haberi alan ailenin yakınları morg önüne akın etti. Cesetlerin teşhis edilmesinin ve otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından cenazeler defnedilmek üzere Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Çayır köyüne gönderildi. Cenazeleri teslim alan Gültekin ailesinin yakınları fenalık geçirdi. Acılı aile güçlükle teselli edildi.

Mezbahada Başına "Kanca" Düşen Zileli İş Adamı Yaralandı


Tokat'ın Zile ilçesinde mezbahada kurban kesimi sırasında kopan kancanın başına düşmesi sonucu ağır yaralanan kişi hastaneye kaldırıldı

Tokat'ın Zile ilçesinde, mezbahada kurban kesimi sırasında başına kanca düşen iş adamı ağır yaralandı.

Alınan bilgiye göre, Zile-Turhal karayolunda faaliyet gösteren mezbahada kurban kesimi sırasında kopan yaklaşık 8 kilogramlık kanca, işletme sahiplerinden 38 yaşındaki iş adamı Cevdet Akçay'ın başına düştü.

Ağır yaralanan Akçay, ambulansla Zile Devlet Hastanesine kaldırıldı. İlk müdahalenin ardından Tokat Devlet Hastanesine sevk edilen Akçay, ameliyatın ardından yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı.

Zile Güreş Ağası da olan Akçay'ın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.