25 Tem 2014

ZİLE’DE İSRAİL PROTESTOSU

 
  
Zile’de Sendikalar İsrail’in Gazze’ye yaptığı insanlık dışı saldırıları protesto ederek basın açıklamasında bulundu ve hayatını kaybedenler için gıyabi cenaze namazı kılındı.
Protesto gösterisine Belediye Başkanı Lütfi Vidinel, Ak Parti İlçe Başkanı Av. Şennur Bozdağ Arslan, Siyasi parti temsilcileri, sendika üyeleri, Sivil Toplum Kuruluşları ve vatandaşlar katıldı
Zile Belediyesi önünde yapılan basın açıklamasında konuşma yapan Eğitim Sen Zile Temsilcisi İbrahim Üçköylüoğlu; İslam coğrafyası büyük sıkıntı içerisinde.
Bizlerde kardeşlerimizin sessiz kalmamak, onların yanında olduğumuzu ortaya koymak için buradayız. Acılı coğrafyamız içimizi kanatan bir hal aldı.
 Vakit Mescidi Aksa ve Kudüs için ayağa kalkma, kardeşlerimize sahip çıkma vaktidir. Hepimizin onurunu korumak için şehit düşen kardeşlerimizin yanında olma vaktidir diyen Üçköylüoğlu Gazze saldırı altındayken İslam dünyası hiç de iyi bir sınav vermemektedir. Peygamberimiz Hz. Muhammed ( sav) şöyle buyurmaktadır.
Müslüman kardeşinin derdiyle dertlenmeyen bizden değildir. Bu süreçte sessiz ve tarafsız kalmak zulme ortak olmak demektir. Bu süreçte zalime karşı olmak yetmez, mazlumun yanında olmak da gerekir.
Biz Gazze’nin Filistin’in Kırım, Doğu Türkistan’ın tüm mazlumların yanındayız ve kıyamete kadarda yanında olacağız dedi.
Zile Belediye Başkanı Lütfi Vidinel’de yaptığı konuşmasında Bu gün nerede bir Müslüman var ise nerede Allah’ın emrini peygamber efendimizin gösterdiği şekilde yaşama arzusu içerisinde olan insanlarımız var maalesef emperyalizmin yerli işbirlikçilerinin Siyonizm’in küresel sermayenin baskısı ve zulmü altında inim inim ağlıyor.
İslam ülkeleri olarak gördüğümüz o ülkelerin yöneticilerinde bir suskunluk var. Hepsi Amerika’nın ve İsrail’in kölesi olmuş.
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanından başka Müslüman aleminin gür sesini, hür sesini maalesef görememenin üzüntüsü içerisindeyiz diyen başkan Vidinel İslam başlı başına bir yaşam biçimidir. Peygamber efendimiz gibi Fatıma annemiz gibi yaşam biçimidir.
 Biz şekilci Müslüman değiliz bizler özde, sözde, misyonda Müslümanlar olmak zorundayız. Gönlümüz bir ve beraber çarpsın başaracağız yılmayacağız, yıkılmayacağız kanımız aksa da zafer İslam’ın olacaktır diye konuştu.
Konuşmalardan sonra yapılan dua ve Gazze’de hayatını kaybedenler için musallada gıyabi cenaze namazı kılındı.

ZİLE SOKAKLARINDA KINA GEZDİRME

24 Tem 2014

Zile'de Baba ile Oğulun Acı Sonu! Su Kuyusunda Gazdan Zehirlendiler


Hosted on ,Mustafa TURAPOĞLU/ZİLE (Tokat), (DHA)

Olay, Zile ilçesine bağlı Kurupınar köyünde sabah saatlerinde meydana geldi. Köyde yaşayan 4 çocuk babası Nazım Uyanık, oğlu Hüseyin Uyanık ile birlikte kendilerine ait tarlaları sulamak için dışarı çıktı. Tarlalarını sularken kuyuda bulunan ve benzinle çalışan su motoru arızalandı. 
Baba Nazım Uyanık, arızaya bakmak için 1 metre çapında ve 20 metre derinliğinde bulunan su kuyusuna indi. Burada bir süre su motorunu onarmak isteyen baba Nazım Uyanık, motordan çıkan ve kuyuda biriken karbonmonoksit gazından zehirlendi. 
Babasının zehirlendiğini fark eden Nazım Uyanık da yardım için indiği su kuyusunda gazdan etkilendi. Bir süre sonra baba ve oğlu baygın düştü. Civardaki köylülerin durumu fark etmesi üzerine ekiplere haber verildi. Olay yerine gelen Zile Belediyesi itfaiye ekipleri ile sağlık ekipleri kuyuda oluşan karbonmonoksit gazından dolayı sıkıntı yaşadı. 
Kuyuya inmeye çalışan itfaiye eri İsmail Demir ve 112 sağlık ekiplerinden Cihat Çalışkan hafif şekilde zehirlenince, diğer ekipler yardım etti. Ardından durum İl Afet ve Acil Müdürlüğü ekiplerine bildirildi. Köye gelen ekipler oksijen tüpüyle su kuyusuna indi. Kuyu içindeki Nazım Uyanık ile oğlu Hüseyin Uyanık'ın öldüğü anlaşıldı. 
Ekipler zehirlenerek hayatını kaybeden baba ve oğlunun cesetlerini kuyu içinden halatlara bağlayarak çıkardı. Cesetler Zile Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Baba ve oğlunun cesetlerinin otopsi için Ankara'ya gönderileceği öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

http://www.dha.com.tr/baba-ile-ogulun-aci-sonu_724056.html

ZİLEYE VERİLEN HİBE ÇÖP TOPLAMA ARACI...TESLİMİ

 
Hosted on Zile Otelkonfor
  
Hosted on Zile Otelkonfor
  
Hosted on Zile Otelkonfor
  
Hosted on Zile Otelkonfor
  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ nın Ankara’ da düzenlediği törenle belediyelere dağıttığı çöp kamyonlarında bir adet de Zile Belediyesi’ ne verildi. Zile Belediye Başkanı Lütfi Vidinel ve Mali Hizmetler Müdürü Mehmet Eryılmaz tarafından teslim alındı.
Türkiye genelinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı nezdinde, 69 belediyeye 45 temizlik aracı, 5 arasöz ve bin 800 çöp konteynerinin dağıtımı yapıldı.
Zile Belediye Başkanı Lütfi Vidinel; hibe çöp kamyonu ile ilgili yaptığı açıklamasında yaklaşık 5 ay önce Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ na temizlik işlerinde kullanmak üzere çöp kamyonu başvurusunda bulunduk. Yapılan hibe başvurusu sonuç verdi ilçemize yeni bir temizlik aracı kazandırdık. Temiz bir kent amacıyla çalışmalarımızı hızlandırdık Zile Belediyesi olarak yeni çöp kamyonuyla ilçedeki temizlik sorununu tümden ortadan kaldırmayı hedefliyoruz dedi.
 

Kadir Gecesi (23-07-2014) Zile Ulu Camii...(Fotoğraf-Mustafa BELDEK)

 

ZİLE İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜMÜZ MURAT KÜÇÜKALİ’NİN GÖREVE BAŞLAMA MESAJI

Zile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü vazifeme 15.07.2014 tarihinde başlamış bulunmaktayım.Vazifeye Allah’tan geldiği gözüyle bakıldığında onun uğruna çok şey feda edilir. Bizler eğitim camiası olarak vazifemize bu gözle bakıyoruz.

Biz vazifemizi ifa ederken, eğitim çalışanlarının, kamu kurum ve kuruluşlarının, sivil toplum örgütlerinin ve tüm Zilelilerin desteklerinin bizimle olacağına yürekten inanıyorum.

Zile’mize layık olabilmek için, bütün mesai arkadaşlarımla birlikte, büyük bir gayretle çalışacağımıza ve devraldığımız bu bayrağı milletimiz adına hep birlikte daha ileriye taşıyacağımıza inancım tamdır.

“Senin olan zamanın, gayretin, ve sabrın sevgindir. Zamanını ver, gayretini sabrınla karıştırarak sun, sevgini esirgeme. Gönül ver gönülden ver.”

Bu duygu ve düşüncelerimle ilçemizdeki tüm mesai arkadaşlarıma, öğrenci ve velilerimize Yüce Allah’tan hayırlar diliyorum.

Seyfi GÖKTEKİN´den Veda Mesajı

 
Sevgili Dostlar, Eğitim Ordusunun Fedakar Müntesipleri, Saygıdeğer Zile’liler!
28 Ağustos 2012 tarihinde başlamış olduğum Zile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü görevimden, 14 Temmuz 2014 tarihinde ayrılmış bulunmaktayım.
Sizlerle beraber olduğum yaklaşık 2 yıllık süre içerisinde, vatanımızın en müstesna şehirlerinden birisi olan Zile halkının eğitim ve öğretimini, bütün takım arkadaşlarımla birlikte, mevcut seviyesinden daha yukarılara yükseltmenin çaba ve gayreti içerisinde olduk.
Göreve başladığım ilk günlerden itibaren eğitim açısından;
· Yanlışın değil doğrunun,
· Zararlının değil faydalının,
· Kötülüğün değil iyiliğin,
· Haksızlığın değil adaletin,
· Rutinin değil sıra dışılığın,
· Statükonun değil işlevselliğin,
· Değersizliğin değil değerlerin tarafında tutum sergilemeye çalıştık. Başta şube müdürü arkadaşlarım olmak üzere, daire içinde görev yapan bütün şef ve diğer çalışanlarımızla iş birliği, dayanışma, istişare ve uzlaşmayla çalışmalarımızı yürütme gayretinde olduk. Müdürlüğümüze bağlı bütün okul ve kurum müdürlerimiz, idarecilerimiz, öğretmen ve diğer çalışanlarımızla eğitim sürecini birlikte yönetmeye dikkat ettik. İlçemiz ve ilimizin bütün kamu, özel, STK vb. kurum ve kuruluşlarıyla iş birliği ve dayanışma içerisinde eğitim camiasını temsil etmeye gayret gösterdik.

Kişilik sahibi her insanda olduğu gibi değerlerimize bağlı; devletimizin bizlere çizdiği mevzuat çerçevesinde kalmaya gayret göstererek, bütün çalışanlarımıza sevgi, saygı, hoşgörü, doğruluk, iyilik, duygudaşlık, haysiyet ve adalet duygularını göz önünde bulundurarak görevimizi yürütmeye çalıştık.

Eğitimin, “dört duvar arasında kalmaması, gençlerimizin testle tost arasında sıkışmaması gerektiği” düşüncesinden hareketle sosyal ve kültürel faaliyetlere öncülük etmeye çalıştık. Yarınlarımızı emanet edeceğimiz gençlere milli ve manevi alanda verilmesi gereken değerleri her fırsatta vermeye gayret gösterdik.

Bunların yanında eğitim kurumlarının dışında olup eğitim işinin içine dolaylı yollardan dahil olan dış paydaşlarımızla olan kurumsal ilişkileri mevzuatlar kapsamında olması gerektiği şekilde tutmaya çalıştık. Bütün uygulamalarımızda devletimizin, eğitimcilerimizin, öğrenci ve velilerimizin menfaatlerini öncelemeye gayret gösterdik. Ancak; her zaman ve her zeminde herkesi memnun etmenin mümkün olmadığı gerçeğini unutmadık.

Yaptığımız bütün çalışmaları; inandığımız değerler çerçevesinde önce Yüce Allah’tan, sonra da şube müdürlerimiz İbrahim ÜÇKÖYLÜOĞLU, Ayhan YILDIZ ve Fethi SAYIŞ beyler ile Zile Kaymakamımız Sayın Nuri ÖZDER, Belediye Başkanı Sayın Lütfi VİDİNEL, Milletvekillerimiz, siyasi partilerimiz, sendikalarımız, kamu kurum ve kuruluşlarımız, odalar ve borsalar gibi sivil toplum kuruluşlarımızın yanında, Zile’de bulunan bağlı bütün okul/kurum ve kuruluşlarımızdan aldığımız destekle yerine getirmeye çalıştık. İstişare etmeyi, kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde iş yürütmeyi hep önemsedik.

Yüce Rabbim kaderimize yazdı, devletimiz atadı, 28/08/2012 de Zile’de göreve başladık. Rabbim kaderimize yazdı, devletimiz aldı, 14/07/2014 tarihinde Zile’deki görevimizden ayrılmak zorunda kaldık. Orası için yazılan nasibimiz bitti ve Tokat merkezde “Eğitim uzmanı” olarak göreve başladık. “Mevla’m görelim neyler, Neylerse güzel eyler.”

Aranızda bulunduğum yaklaşık iki yıllık süre içerisinde kimseye dargınlık, küskünlük veya kırgınlık içerisine girmedim. Bu vesile ile bütün dost, arkadaş ve vatandaşlarımıza haklarımı helal ediyorum. Sizlerin de bana haklarınızı helal etmenizi, bilerek-bilmeyerek sizleri üzmüş, kalbinizi kırmışsam beni affetmenizi istirham ediyorum.

Bu arada; yerime İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görevlendirilen Zile Sakarya Anadolu Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Murat Küçükali Beye hayırlı olmasını diliyor, çalışmalarında başarılar diliyorum. Bir tür bayrak taşıma görevi olarak gördüğümüz bu hizmet bayrağını kendisine teslim ediyor, takdir edilmiş bir süre içerisinde emaneti başarıyla taşıyacağına inanıyorum.

Beni İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne layık gören, çalışmalarda daima bana destek olan, iyi, faydalı, doğru ve hak olan uygulamalarımızda yanımızda bulunan, moral ve motivasyonumuza katkı sağlayan;
Başta Tokat İl Milli Eğitim Müdürümüz Sayın Levent Yazıcı Beye ve İl MEM personeline,

Tokat Valiliğimize,

Zile Kaymakamımız Sayın Nuri Özder Beye,
Şube Müdürlerimiz İbrahim Üçköylüoğlu, Ayhan Yıldız, Fethi Sayış ve Fazıl Duymaz Beylere,
Zile Milli Eğitim Müdürlüğü şef, memur ve diğer personeline,
Belediye Başkanımız Lütfi Vidinel ve bütün personeline,
Jandarma Komutanımız Sayın Hüseyin Direk Beye,
Emniyet Müdürümüz Sayın Mustafa Doğrucan Beye,
İlçe Müftümüz Sayın İlyas Akyazı Beye,
Mal Müdürümüz Sayın Hüsnü Polat Beye,
Sağlık İlçe Müdürü Amine Hatun Ağırman Hanımefendiye,
Gençlik Hizmetleri İlçe Spor Müdürü Adnan Bayraktar Beye,
Kaymakamlık Yazı İşleri Müdürü Şadiye Erkol Hanımefendi ve diğer bütün personeline,
Zile Kamu ve kurumlarının değerli yönetici ve çalışanlarına,
Ayrıca;
Bütün Okul/Kurum Müdürlerimize,
Okul Müdür Yardımcılarımıza,
Bütün Öğretmenlerimize,
Milli Eğitim bünyesinde bulunan kurum ve kuruluşlarımızda çalışan bütün personelimize,

TEŞEKKÜR EDİYOR, ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM.
Rabbim hepimize, hakkımızda hayırlısı ne ise onu nasip etsin.
Bizler bütün hesapların üstünde hesap yapanın takdirine teslim olmuşlardanız.
Selam ve dua ile Allah’a emanet olunuz.

ZİLE ŞEYHALİ MAHALLESİNDE PARKE ÇALIŞMASI

 
Zile Belediyesi Fen İşleri ekipleri Şeyhali Mahallesi Can Sokak’ın parkelerini yeniliyor.
Fen işleri ekipleri Şeyhali Mahallesi can Sokak’ın bozulan yollarını parke taş döşemesiyle yeniliyor. Yenileme çalışmasında bozulmuş olan yolları kepçe yardımıyla düzeltiyor. Düzeltilmiş olan yollar kumla kaplanarak tesviyesi yapılarak yeni renkli parke taşlarla yenileniyor.
Yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Zile Belediye Başkanı Lütfi Vidinel “Fen İşleri ekibimiz bir plan dâhilinde bozulan cadde ve sokaklardaki Trotuar, kaldırım ve parke yenileme çalışmalarına devam ediyor. Halkımız daha rahat bir şekilde bu yolları kullanacaklar, yapmış olduğumuz bu parke çalışmaları halkımıza uzun süre hizmet edecektir dedi.

22 Tem 2014

TRT ELBAŞOĞLU CAMİSİNDE , BELGESEL ÇEKIYOR

 

 Ahşap Camiler adlı belgesel program TRT HD Ve TRT BELGESEL kanallarında yayınlandıktan sonra diğer kanallara servis edilecek.

3 AĞUSTOS PAZAR GÜNÜ SAAT 20.30 DA ZİLE KAPALI SPOR SALONUNDADAKİ ETKİNLİĞE TÜM HALKIMIZ DAVETLİDİR


Hosted on Fotki

 KANAL 7 DE PROGRAM YAPAN İLAHİYATÇI YAZAR HEMŞEHRİMİZ SAYIN ÖMER DÖNGELOĞLU, TRT 1 DE PROGRAM YAPAN İLAHİYATÇI YAZAR SAYIN DURSUN ALİ ERZİNCANLI 3 AĞUSTOS PAZAR GÜNÜ SAAT 20.30 DA ZİLE KAPALI SPOR SALONUNDA, ZİLE BELEDİYESİ VE GENÇLİK MERKEZİNİN DÜZENLEDİĞİ " ANADOLU'DA SEVGİ VE KARDEŞLİK" İSİMLİ PROGRAMA KATILACAKLAR. TÜM HALKIMIZ DAVETLİDİR...

ZİLE İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE ATANAN MURAT KÜÇÜKALİ NİN BELEDİYEYİ ZİYARETİ

 
Hosted on Zile Otelkonfor


Zile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne atanan Murat Küçükali ve şube müdürleri Ayhan Yıldız ve Fethi Sayış Belediye Başkanı Lütfi Vidinel’i ziyaret ettiler.
İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Küçükali ve şube müdürlerinin kendilerine yapmış oldukları ziyaretten dolayı çok memnun olduğunu ifade eden Belediye Başkanı Vidinel; İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne yeni atanan Murat Küçükali beye yeni görevinde başarılar diliyorum. Yıllardır eğitim camiasının içerisinde bulunan değerli ve çalışan bir eğitimcimiz. İlçemizdeki okullarımızın, öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin problemlerine vakıf Allah’ın izniyle, başarılı çalışmalarıyla bu problemleri asgari düzeye indireceğine eminim. Bizler yerel yönetim olarak hizmetler noktasında ilçe Milli Eğitim Müdürümüzün her zaman yanındayız, destekçisiyiz. Sosyal sorumluluk kapsamındaki bütün projelerine gözü kapalı imzamızı atarız. Yeter ki eğitim öğretim kalitesinde arzulanan hedeflere doğru bir mesafe kat edilsin biz kendisinden başarılı bir hizmet geçireceğinden eminiz diye belirtti.
İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Küçükali’de ziyarete yaptığı açıklamasında Bizlerde eğitimciler olarak belediye başkanımızın eğitime ne kadar değer verdiğini gördük yaşadık. Şimdi de dile getirmiş olduğu destekleri arkamıza aldıktan sonra Zile’mizde çok güzel işleri hep birlikte imza atacağız dedi.

21 Tem 2014

Turhal Yolundan ,Kireçli köyü

 

ZİLE TSO ZİLEDE İHTİYAC SAHİPLERİNE GIDA YARDIM PAKETLERİ DAĞITIMI YAPILMIŞTIR

 


Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin ihtiyaç sahiplerine her yıl olduğu gibi 2014 yılında da yoksul ve muhtaç ailelere ayni olarak dağıtılmak üzere aktarılan kaynağı; Odamız tarafından ilçemizde bulunan yoksul ve muhtaç ailelere ulaştırılmak üzere muhtelif gıda yardım malzemelerinin bulunduğu paket hazırlatılarak ihtiyaç sahiplerine dağıtılmıştır. Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü SARGIN’ ın yaptığı açıklamada; İhtiyaç sahibi ailelere bir nebze olsun destek olmak adına Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) uzun yıllardır geleneksel olarak sürdürdüğü gıda yardımlarının ihtiyaç sahiplerine ulaşması noktasında aracı olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Sayın M.Rifat HİSARCIKLIOĞLU olmak üzere bu anlamlı yardımların gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmasında emeği geçen herkese teşekkür etti.

19 Tem 2014

GELENEKSEL ÇAYMAHALLE,GALATA SOKAĞI İFTAR YEMEĞİ

 
Hosted on Fotki
Çaymahalle sakinleri ,Her sene Ramazanda gelenekselleşen İftar yemeğini,bu sefer Galata Sokağında ikram ettiler.

Zile Ticaret ve Sanayi Odasının GeleceğeYönelik Yol Haritası

STRATEJİK PLAN ÇALIŞMALARI İÇİN SWOT ANALİZ İÇ PAYDAŞ ÇALIŞTAYI YAPILDI
 Zile Ticaret ve Sanayi Odası Haziran ayı Olağan Meclis toplantısı Meclis Başkanı Sami SOLMAZ’ ın Başkanlığında Odamız toplantı salonunda yapıldı.

Meclis Üyeleri, Yönetim Kurulu Üyeleri, Disiplin Kurulu Üyeleri, Meslek Komiteleri Üyeleri, ve Oda Personeli katıldığı çalıştayda paydaş analizi, vizyon ve misyon, SWOT Analizi ve strateji geliştirme başlıkları altında çalışmalar yapıldı.

Yönetim Kurulu Başkanımız Şükrü SARGIN, Haziran ayı faaliyetleri hakkında meclis üyelerine bilgi verdi ve Odamızın ‘Akredite Oda’ olmanın gerekliliklerinden olan 4 yıllık stratejik planını belirleyebilmek için ilk adım olan iç paydaş çalıştayı düzenledi.

Sayın Başkan SARGIN “Geçerli ve uygulanabilir bir stratejik plan hazırlanması için en önemli şart katılımcı olmak."

Salondaki bilgi, tecrübe ve birikimini, böylesine güçlü bir katılımın olması önümüzdeki dönemin yol haritası olacağı ifade eden Sayın SARGIN toplantının özellikle ileriye yönelik İç Paydaş Çalıştayının Zile Ticaret ve Sanayi Odasının geleceğe yönelik yol haritasını çıkarak stratejik plan çalışmalarının ilk basamağı oluşturulmuş olup;

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği öncülüğünde çalışmalarına başladığı akreditasyon yolculuğu, Oda yönetimin üyelerin menfaatini ve kamunun yararını gözeterek belirlenecek hedeflerle odayı yönetişim kavramı ile yönetmelerinin yanında, stratejik planlama ile de geleceği “bilgiyi” kullanarak tahmin etmek veya geleceği tahmin ederek buna göre nasıl hareket edileceğini şimdiden düşünmeyi sağlayacak. Olması Zile Ticaret ve Sanayi Odasının Çalıştay’ dan gelen geri bildirimleri raporlayarak yol haritasını oluşturacak olması bizlere bir artı sağlayacaktır dedi.
  
Hosted on  Zile Ticaret ve Sanayi Odası

18 Tem 2014

Zile Osmanlı Kuruyemiş , Şekerleme

 

Gün Batımında Zile

 

Gün Batımından Az Sonra Zile

 

Kış Mevsiminde Zile

 

Zile Bağları Çakırkaya Yolu

 
 

Bayır Köy Sırtlarından Zile

Bir Başka Açıdan Hacıboz Köprüsü Resimi

 

Çadır Köprü (Zile İstasyon Mahallesi)

 

Ömer Obut,Rabbim Rahmet eylesin

 

ZİLE EMLAK KREDİ BANKASI PERSONELİ

 

16 Tem 2014

MİLLİ MÜCADELE YILLARI VE HEMEN SONRASINDA ZİLE VE ÇEVRESİNDE ASAYİŞ OLAYLARI "Hadi BELGE"

 
1800 YILLARINDA ZİLE
     
          İçerisinde yaşadığımız şehrin tarihi, o şehrin sakinleri olarak bizlerin ortak hafızasıdır. Bu yazımızda hafızamızdan bazı kareleri ve bazı kişileri hatırlayacağız. Kişileri ve olayları tekrar yad ederken amacımız, onları tarih sahnesi önünde yeniden yargılamak değil, fakat şehirlerimizin tarihini doğru anlamamıza yardımcı olacak şeyleri hatırlamak ve ibret almak üzere bunları ortaya koymaktır.

          I. Dünya Savaşı sona erdiğinde ülkenin her köşesinde savaşın izlerini görmek mümkündü. İmzalanan ateşkes ile silah ve cephane teslim edilmiş, ordu dağıtılmıştı. Evlerine dönen askerler memleketlerini harap, ailelerini ise perişan halde bulmuşlardı. Her tarafta açlık ve sefalet hakimdi.

          İmzalanan ateşkes, bu çileyi bitirmemiş aksine düşmanın Anadolu’nun iç kısımlarına kadar işgal alanlarını genişletmelerine vesile olmuştu. İşgal altındaki bölgelerde düşman zulmü vardı, iç kesimlerde ise işgallere karşı direnmeye çalışan ve otoriteyi ele almaya çalışan bir milli mücadele hareketi başlamıştı.

          Ordunun terhis edilmesi, uzun süren ve sonu gelmeyen askerlikler, asker kaçaklarının çoğalması, hemen her yerde soyguncu takımının peyda olması, ülkede genel bir asayişsizliğe yol açmıştı. [1] Zile’nin de yer aldığı iç kesimlerde, gerek İtilaf Devletlerinin bulundurduğu müfreze ve kontrol heyetlerinin varlığı gerek Rum ve Ermeni çetelerinin yer yer faaliyetleri bölge halkının huzurunu haklı olarak kaçırmıştı.

           İstanbul Hükümeti’nin davranışı ve bazı idarecilerin yanlış tutumları da bu huzursuzluk ve güvensizliğin artmasına yol açmıştı.[2]
           Devrin insanının zihni oldukça karışıktı. Zira ülkede iki başlılık vardı. O devri yaşayan insanlar padişah ve halifeye bağlılık ile yeni kurulan TBMM Hükümeti’nin temsil ettiği milli mücadelecilere katılmak arasında bir seçim yapmak durumunda kalmışlardı. Zile’de de durum farklı değildi. Zile’deki milli mücadele taraftarlarının gizli ev toplantılarındaki tartışmaları bu iki başlılığın toplumda nasıl karşılık bulduğunu açıkça göstermekteydi.[3].
           Milli mücadelecilerin yapmak istedikleri ve bunlara yapmaya ne derece muktedir olduğu halka ne kadar anlatılabilmişti ? Milli mücadele ile ilgili yayınlar devrin kısıtlı imkanları çerçevesinde ancak belirli ölçülerde taşra ahalisine ulaştırılabilmişti. Zaten bu yayınlardan da ancak okuma yazma bilenler faydalanabilmişti.

           Diğer taraftan kuva-i milliyecilerin gizli ev toplantıları, ancak belirli sayıdaki insanın şuurlanmasına vesile olmuştu. Elbette ki; bu faaliyetlerin nüfuz edemediği yerlerdeki masum halk Çapanoğlu, Postacı Nazım gibi, devlet ile hesabı olan ya da kendi menfaatlerinin peşinde olan kişilerin tahrikleri ile baş başa kalmışlardı.
İşte bütün bu nedenler Yenihan’da (Yıldızeli) başlayan bir isyanın Zile’ye sıçramasına ve burayı etkisi altına almasına neden olmuştur. İsyanın yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da yankısı olmuştur.
           Amerika’da çıkan The Times Gazetesi’nin bir sayısında Zile isyanı haber yapılmıştır.
“Türkiye’den Kemal’e Baskı” başlıklı gazete haberine göre; “...merkezi hükümet ,Mustafa Kemal’i ve onun akımını kontrol altına almak için bir şans yakalamıştır. Aralarında Mareşal Abdullah Paşa ve Zeki Paşa ile Pertev Paşa’nın bulunduğu bir ekibin bir askeri harekat hazırlığı içinde oldukları hatta hükümetin bazı Kürt liderler ve asıl önemlisi Kazım Karabekir Paşa ile anlaşmış olduğu hatta K. Karabekir Paşa’nın 12 bin kişilik muntazam bir kuvvet ile batı yönünde harekete geçtiği...”söylenmektedir.
Gazete haberine göre; M. Kemal ile Padişah ve onun emrindekiler arasında müthiş bir hakimiyet mücadelesi ve otorite çatışması vardır. İşte tam bu dönemde ortaya çıkan Zile İsyanı’nın bastırılması bu nedenle hayati bir önem kazanmıştır.
           Haberin devamında; 
“…isyan, Tokat’a kadar yayılmış ve orada bastırılmıştır. Tokat’ta pek çok ev yanmış ve çevre köyler isyandan etkilenmiştir. Zile’nin kendisi ise topçu bombardımanını takip eden yangın ile adeta silinmiştir. Ağır can kaybı vardır...[4]”

Hemen şunu belirtelim ki tarihçilikte gazete haberleri asli belgelerden sayılmaz. Çünkü, fazlaca yorum ve mübalağa içerir. Ancak, anlaşılan o dur ki; haberde kastedilen otorite çatışması isyanın bastırılmasındaki üslubu sertleştirmiştir.
Cahit Külebi, “İçi Sevda Dolu Yolculuk” adlı hatıratında Zile isyanı sırasında çocuk yüreği ile şahit olduğu olayları şöyle anlatıyor:


“Sokaklar bomboştu. Hükümet daireleri, dükkânlar, iş yerleri kapanmış, herkes evine çekilmişti. Babam gecelik entarisiyle makatta oturuyordu. Camdan bakarken zayıf, kısa boylu, telaşla yürüyen birine seslendi. ‘Ne o Mehmet hayrola, ne yapıyorsun?’ Adam yürümesini sürdürürken, ‘Beyim, devlete yaptığımız hizmetlerin bir faydasını görmedik. Bundan sonrasına Allah kerim, inşallah hayırlısı neyse o olur’ diye yanıtladı.


Bu telaşlı çelimsiz herif, Kedici Mehmet Efendi adlı eski bir jandarma onbaşısıydı. Kurtuluş Savaşı sırasında, şeriat adına Zile İsyanı’nı başlatmıştı.”
[5]
Külebi, isyanın bastırılıp Zile’de asayişin sağlanmaya çalışıldığı o nazik anlar için bakın nasıl bir manzara çiziyor: “Hükümet konağına dikey, iki yanında sıra sıra ağaçlı yoldan dörtnala at süren askerleri gördüm. İstiklâl Mahkemesi geliyor dediler. Dörtnala gelen askerleri İstiklâl Mahkemesi sanmıştım. Birkaç gün sonra da yolun iki yanındaki ağaçlara suçluları astılar. Sandığıma göre, asılanlar arasında Aynacı Oğulları adıyla çevrede yapmadık kötülük bırakmayan ve Zile İsyanı’na katılanlar da vardı. Evden bırakmadılar. Dallarda sallanan çetecileri göremedim.”[6]
Gerçekten de 1917 doğumlu olan Cahit Külebi, Zile ayaklanmasının yaşandığı dönemde henüz 3-4 yaşlarında idi. Bu derece küçük olan bir çocuğun tabi ki yaşanan olaylar ile ilgili sağlıklı gözlem yapmasını ya da hadiseleri doğru analiz etmesini bekleyemeyiz. Zaten Külebi’nin kendisi de bunu;

“Zile’de çok küçüktüm. Anlatacaklarımdan çoğu aile içi konuşmalardan, birkaçı ise çarpıcılığı ile bir anlık saptamalardan oluşuyor.”


Belgeye göre ; “Uzun zamandan beru Tokat ve Amasya ahalisine tehdit ve bir çok vaka-i cinaiyye ihdas eylemek suretiyle huzur ve sükunu ihlale matuf harekatta bulundukları anlaşılan Zileli Kel Bekir ile refiki Hamdi’nin Takrir-i Sükun Kanunu mucibince İstiklal Mahkemesi’ne tevdisi…”
uygun görülmüştür.
Başvekalet özel kalemi tarafından “Kararname” başlığı ile hazırlanan belgede Gazi Mustafa Kemal ve İsmet Paşa’nın da imzaları bulunmaktadır.[12] 14 Şubat 1926 tarihli belgeye göre Kel Bekir’in sadece Zile’de değil Tokat ve Amasya’yı da içine alan geniş bir alanda faaliyet gösterdiği ve aynı zamanda Hamdi isimli bir arkadaşının olduğu anlaşılmaktadır.
Bölgede eşkıyalık yapanlar ile ilgili tarihi kayıtlar, eşkıyaların belli bir bölgeye odaklanmak yerine daha geniş bir coğrafyada faaliyet gösterdikleri ile ilgili tezi doğrular niteliktedir. Bu strateji onlara güvenlikleri ile ilgili imkanlar sağlıyor olmalıdır. Söz gelimi I:Dünya Savaşı’nın hemen sonrasındaki yıllarda Yunus isimli bir şahsın Çorum, Yozgat ve Zile çevrelerinde bu faaliyetleri yürüttüğü, yine Çorum’da eşkıyalar ile yapılan çatışmada silahı ile birlikte ele geçirilen Mehmet oğlu Şükrü’nün Zile’nin Cirözü Köyü’ne mensup bir eşkıya olduğu anlaşılmıştır.[13]
Anadolu’da eşkıyalığın evveliyatı Osmanlı’ya kadar uzanır. Bazen aynı amaç etrafında toplanan eşkıyalar bir araya gelerek bir çete teşkil etmişlerdir. Osmanlı’nın bilhassa son dönemlerindeki eşkıyalık faaliyetleri “levent eşkıyalığı” ve “aşiret eşkıyalığı” gibi isimler almıştır. Yani eşkıyalık, bireysel yapılabildiği gibi toplu olarak da yapılmıştır.[14] Çete oluştuğunda faaliyetin boyutları büyümüş, köylere baskın verilmiştir. Aslında bölge, çete faaliyetlerine yabancı değildir. 1915 yılında Ermeni çeteleri Tokat ve Zile yakınlarındaki köyleri basarak ahaliyi katletmişlerdi. [15] Arşivlerdeki belgeler, Cumhuriyet döneminde de buna benzer hadiselerin yaşandığını göstermektedir.
Nitekim;“ Müsellahan (silahlı) ve müctemian (toplu olarak) Zile Kazası’nın Bayır Karyesi’ni (köyünü) basan bu suretle memleketin huzur ve sükununu ihlal eyleyen, Tokat’ın Karni Karyesi’nden Mustafa oğlu Osman ile Karacaviran Karyesi’(nden) Hasan oğlu asker firarisi Mehmet ve Ayazma Karyesi’nden Musa’nın Takrir-i Sükun Kanunu’na tevfikan Ankara İstiklal Mahkemesi’ne tevdileri…” karar kılınmış ve yine Gazi Mustafa Kemal, 14 Ekim 1925 tarihli bu kararı reisicumhur sıfatı ile imzalamıştır.[16]
Tabi ki; Zile’de yaşanan asayiş olaylarının tümü sadece eşkıyalık dairesinde değildir. Sıradan cinayet vakaları da yaşanmıştır. Maalesef, devlet otoritesinin yeterince tesis edilememiş olmasından masum insanlar zarar görmüştür. Hatta, başka bir ülkenin vatandaşı olarak, ilmi bir araştırma yapmak üzere gelen kişiler de bu otorite boşluğundan etkilenmişlerdir. Sezar’ın yaptığı savaş (Zela Savaşı) ile alakalı bir araştırma için Zile’ye gelen albay emeklisi ve Macar asıllı “Vayt” bunlardan biridir. Vayt ; 4 Eylül 1341 (M.1925) tarihinde Zile’de Belediye dairesinin misafirhanesine yerleşerek ilmi araştırmalarına başlamıştır. “…üç gün kadar kasabanın cenup (güney) ve şimal (kuzey) taraflarında tedkikat ifa ve akşamları dairesine avdet ederken 5 Eylül 341 den sonra avdet etmemesi belediye reisinin nazar-ı dikkatini celb etmiş…” yapılan araştırma neticesinde Macar subayının Saraç Köyü yakınlarındaki Karakoç mevkiinde araştırma yaparken karşılaştığı iki kişi tarafından öldürüldüğü anlaşılmıştır.[17]
Firarilerin ve eşkıyaların en önemli geçim kaynakları soygunlardır. Soygunlar, bağlık- bahçelik alanlar, izbe yollar gibi güvenliğin az olduğu yerlerde basit şekilde yapılabildiği gibi daha planlı ve teşkilatlı olarak kurumlara yönelik de yapılabilir. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi otorite boşluğu bu tür eylemler için uygun bir zemin oluşturmaktadır. Zile-Yenihan İsyanı’nın böyle bir faaliyete imkan sağladığı görülmektedir. İsyanın meydana getirdiği sarsıntı sırasında bir grup asi ya da eşkıya Sivas postasının yolunu keserek kıymetli eşyaları ve önemli bir miktar parayı gasp etmişlerdir.
Rumi 1335’te yaşanan bu hadiseden pek çok insan mağdur olmuştur. Öyle ki;“…335 senesinde Zile-Yenihan hadise-i isyaniyesi esnasında Sivas postasından gasp olunan üç bin küsur liralık, eşhasa(şahıslara) ait emanete mukabil alınan on beş bin küsur lira kadar mühim bir meblağ gasıplardan idare-i tahsil ile Tokat mal sandığına teslim edilmiş…” ve hadisenin ahaliye açmış olduğu zarar isyandan ancak bir kaç yıl sonra ve Sivas Mebusu Ziya Bey’in çabaları ile telafi edilebilmiştir.[18]
Devlete karşı isyan eden ya da asayişi bozan şahıslar İstiklal Mahkemeleri’nde yargılanarak cezalandırıldıkları gibi isyanların bastırılmasında, savaşlarda veya kamu hizmetlerinde faydası dokunmuş kişiler de İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmişlerdir. 29 Ağustos 1922’de toplanan dönemin İcra Vekilleri Heyeti (Bakanlar Kurulu) böyle bir konuyu gündeme almıştır. Buna göre; “ Halen 67. Alay yaverliğinde müstahdem Piyade mülazım-ı evveli (üstteğmen) Hüseyin Rahmi Efendi Bin. Mehmet’in, Zile ve Tokat havalisindeki usat (asiler) ile vuku‘ bulan müsadematta (çarpışmalarda) ve Dumlupınar ve civarındaki muharebatta hüsn-i hizmet ve yararlığı meşhud etmesinden naşi istiklal madalyası ile…”taltif edilmesine karar verilmiştir.[19]Görüldüğü üzere; eşkıyalık faaliyeti ve asayişsizlik sadece Zile’nin değil devletin genel bir sorunudur. Olayların arkasında dünya savaşı öncesi ve sonrasındaki otorite boşluğu yatmaktadır. Aynı otoritesizlik Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişteki değişim sırasında hatta Cumhuriyetin ilk yıllarında da devam etmiştir. Anadolu’nun her köşesi bu menfi hadiselerin etkisi altında kalmıştır. Zile ise Anadolu’daki her belde kadar bu otorite boşluğundan etkilenmiş aynı mantıkla her belde kadar İstiklal mücadelesine ve hemen sonrasındaki cumhuriyetin kurulması çalışmalarına destek vermiştir.


[1] Ali İhsan Gencer- Sabahattin Özel, Türk İnkılap Tarihi, İstanbul, Der Yay., 10. Bs., 2005, s.131
[2] Komisyon, Türk İstiklal Harbi: İç Ayaklanmalar, VI. Cilt, s.110
[3] Orhan Yılmaz, Zile İsyanı, ünyezile.com/Makaleler
[4] The Times, 20 July 1920 /20 Temmuz 1920, s.11
[5] Elif Kap, Cahit Külebi’nin Şiirlerinde Sosyal Problemler, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Doğu Akdeniz Üniversitesi, Gazimagusa ,Ocak 2013,s.13
[6] Elif Kap, A.g.e, ,s.13
[7] A.g.e, s.13
[8] Zile İsyanı daha evvel Zileli araştırmacılarımız tarafından incelenmiştir. Bu konuda geniş bilgi için  bkz. Orhan Yılmaz , Zile İsyanı ,Ankara, Zile Belediyesi Kültür Yayınları, 2005   ve    Bekir Altındal, Zela’dan Zileye Tarihi Yolculuk, 5.Bölüm , 2011
[9] Kemal Türker, “Kel Bekir”, Tokat Kültür Araştırma Dergisi, Sayı. 3, Eylül-Aralık 1991,s.19-22
[10] Ali İhsan Gencer- Sabahattin Özel, Türk İnkılap Tarihi, İstanbul, Der Yay., 10. Bs., 2005, s.137
[11] Kemal Çelik, “Millî Mücadele'de İç İsyanlar, Vatana İhanet Kanunu ve İstiklâl Mahkemeleri”, Ankara Üniversitesi Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü Atatürk Yolu Dergisi, S.40, Kasım 2007, s.597
[12] BCA ( Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi), Belge No:4314 / Dosya No: 91-163 ( 14 Şubat 1926)
[13] Ahmet Halaçoğlu, “I.Dünya Savaşı Sonrası Çorum’da Bazı Olaylar Ve Eşkıyalık”, Central And Eastern European Online Library, İssue 01 / 2009 ,s.6 www.ceeol.com (Erişim Tarihi: 08/03/2014)
[14] Ahmet Halaçoğlu, A.g.m, s.1
[15] Dursun Taşdelen, “1880-1920 Sürecinde Ermeni Çeteler Ve Tokat Yöresindeki Eylemleri-Etkinlikleri” Kümbet Dergisi, Sayı.16, Ocak-Mart 2010,s.72
[16] BCA, Belge No:2642 / Dosya No:91-124
[17] BCA, Dosya No:23921M,  030.10 / 200.366.2, ayrıca bu konuda geniş bilgi için bkz. Hadi Belge, “ Zela Savaşı’nı Araştırmak İçin Zile’ye Gelen Macar Subayı Vayt’ın Öldürülmesi Hadisesi”, zileweb.com
[18] BCA, Dosya No: 6589 , 30..10/7.42.46
[19] BCA, Dosya No:2689, 30.18.1.1 / 7.29.10